PROF. DR. OSMAN MÜFTÜOĞLU'NDAN BAYRAM MESAJI

 

 

KEYİFLİ VE GÜZEL BİR BAYRAMI HAK EDİYORUZ

 

Okurlarım besleyici ve lezzetli şeyler yemenin ve güzel bir uyku çekip aktif bir hayat sürmenin, adına kısaca “beden” dediğimiz muhteşem ve mükemmel “makine”mizi güçlü tutabilmenin temel belirleyicileri olduklarını bilirler. Gerek okurlarım gerekse hastalarım bir şeyin gayet iyi farkındadırlar: Sadece bedene (yani makineye) odaklanıp iyi bakmak yetmez! Makinenizin iyi işlemesi onun “üretim/imalat şartnamesine uygun kullanılması” ve “fabrika ayarları” ile uyumlu çalıştırılmasıyla ilgili olsa da, sürecin kontrolü üzerinde çok ama çok önemli bir “belirleyici” daha vardır: RUH! İyi ve güzel şeyler düşünen, geleceğe yönelik endişe, korku ya da ürkeklikleri azalan, hoşgörü ve affetme duyguları mükemmel gelişmiş, sevgi ve arkadaşlığa sonuna kadar inanmış bir ruhsal örgütlenmeye sahipseniz eğer bedeninizin işi daha kolay, sağlıklı kalma şansı daha yüksek oluyor. İşte tam da bu noktada sürece “inanç ve maneviyat konusu” adeta “damardan” giriveriyor.

 

NE OLUYOR?

 

İnanç ve maneviyatın sağlığımız üzerindeki etkileri en çok da “ruh-beden kavşağı”nda gördüğü işlerden kaynaklanıyor. Eğer güçlü bir maneviyatınız varsa “hayatın anlamı”nı daha kolay kavrıyorsunuz, “bu da geçer” diyebiliyor, başınıza gelenlere daha kolay katlanabiliyorsunuz. Maneviyatın verdiği güçle daha kolay kabulleniyor, iyimser ve olumlu düşüncelerinizi daha bir yoğunlaştırıyorsunuz. Daha çok seviyor, hoş görüyor, affediyor, daha kola barışıyorsunuz. Güçlü bir inanç ve sağlam bir maneviyat bileşenine sahipseniz, duygusal sıkıntılarınızla başa çıkmanız da kolaylaşıyor. Dolayısıyla stresiniz daha bir az, stres reaksiyonlarınız daha bir ölçülü oluyor. Maneviyatın depresyon ve intihar olasılığını azalttığı, hastalıklarla başa çıkabilme, hatta daha çabuk iyileşebilme imkânı verdiği, daha da önemlisi bağışıklığı güçlendirdiğini gösteren kanıtlar var. Bağışıklık sistemimiz de beynimiz –ve manevi gücümüz- ile doğrudan bağlantılı, “Neuro Immuno Modulation” adı verilen önemli bir çalışma alanının verilerine göre “bağışıklık cevaplarımızın güçlü ya da zayıf, doğru ya da yanlış, ölçülü ya da abartılı olup olmayacağı üzerinde beyin hücrelerimizin daha doğrusu hissettiklerimizin doğrudan etkisi” var. Stresli günleri takiben aniden gelişen ağır enfeksiyonlar, artan otoimmun bağışıklık hastalıkları (Haşimato hastalığı mesela), hatta aniden ortaya çıkabilen bazı kanserler bu ilişkiye örnek olarak gösteriliyor.

 

NEDEN ÖNEMLİ?

 

Maneviyat hayatımıza farklı anlamlar kattığı için, şükran ve kabullenme ile ilgili yanlarımızı güçlendirdiği, iyimserlik duygumuzu desteklediği, sorunlarla başa çıkma becerilerimizi geliştirdiği, ruhsal aidiyetlerimizi takviye ederek huzur ve mutluluk verdiği için ruh-beden ilişkisinde bedenimizin en büyük yardımcısı, en etkin anahtarıdır.

 

Böyle zamanlarda maddeci yanlarımız geriler, manevi yanımız öne çıkar. Maneviyatımız güçlendikçe biz daha huzurlu, daha keyifli, daha mutlu birileri haline geliriz. Daha kolay affeder, daha çok hoş görür, daha çok severiz. Yardım etme, derde ortak olma, çözüm üretme ve yaratıcılık yanlarımız kendilerini bize daha çok hatırlatmaya başlar. Daha çok över, daha az eleştiririz. Ağacı, kuşu, böceği, çiçeği, kısacası “hayatı” daha çok fark ederiz.

 

Herkese iyi, güzel, keyifli bir bayram diliyorum. Biliyorum ki bu bayram da bedenimize, ruhumuza ve son günlerde biraz ayrışmış ve örselenmiş gibi görünen ilişkilerimize de iyi gelecektir.

 

 


01.10.2014