BAĞIŞIKLIK DESTEKLERİ İŞE YARIYOR MU?

Bağışıklık sistemimiz sağlığımız ve yaşam kalitemiz açısından çok ama çok önemli. Özellikle kış aylarında nezleydi, gripti, sinüzitti, bronşitti derken neredeyse her gün gündemde. Kısacası onu güçlü ve güvenli tutmak hepimiz için çok önemli bir konu. Bana göre bu işin de yolu öncelikle “doğru beslenmek”ten geçiyor. Özellikle yeteri kadar protein, vitamin, mineral ve antioksidan kazanmamız bağışıklık sisteminin çok hoşuna gidiyor. Vitaminler arasında da önceliği C ve D vitaminleri alıyor. Mineraller ise en az vitaminler kadar önemli. Demir ve çinko burada da başrolü üstleniyor. Prensip olarak uykusuna dikkat edip aktif yaşayan, iyi beslenip keyifli ve stresi minimum bir hayat sürebilenlerin bağışıklık desteklerine pek ihtiyaçları yok. Onlar bağışıklık askerlerini her zaman güçlü, kuvvetli ve savaşa hazır bir şekilde tutabiliyorlar. Yok, eğer siz “benim bağışıklık desteğine ihtiyacım olabiliyor, hangi desteklerden faydalanayım?” diyorsanız, buyurun…

 

BİR NUMARA

SAMBUCUS: ÇOK POPÜLER

Akdeniz bölgesi dışında ülkemizin tüm yörelerinde yetişebilen mürverin çiçekleri antioksidan özelliğindeki fenolik asit, flavonoid ve mineral açısından zengindir. Meyveleri A, C, B6 vitamini, demir, karotenoidler, tanin ve bazı amino asitleri içerir. Yapraklarında sakinleştirici özelliğe sahip olan valerianik asit vardır. İçeriğindeki antioksidan sayesinde bağışıklık sistemini uyarıcı etki gösterir, hücreleri korur ve vücut direncini destekler. Mürver özellikle solunum sistemi hastalıklarında etkilidir. Virüslerle mücadeleye destek olur. Yangı gidericidir. İdrar yolu enfeksiyonlarında, romatizmal sorunlarda ve kabızlıkta da etkilidir. Bitkinin kabukları kuru ya da taze olarak 10 dakika demlenerek içilir. Çiçeği ya da meyvesinin kurusu da çay olarak demlenebilir. Demlenmiş hali doğrudan cilde uygulanabilir. Halk arasında, yüzyıllardır, mürver bitkisinden grip, soğuk algınlığı ve eklem ağrılarında terletme amacıyla veya suyu ile eklemler ovularak ağrının azaltılması için yararlanıldığını biliyoruz. Günde 400-600 mg sambucus özütü ilk 2-3 gün için etkilidir. İdame tedavi için 150-300 mg yeterlidir. Yüksek dozları sambunigrin içeriği nedeniyle karın ağrısı, ishal, bulantı ve kusmaya neden olabilir. Bazen baş dönmesi yapabilir. Teri kötü kokutur. İdrar söktürücülerin, yangı gidericilerin ve ödem azaltıcıların etkisini artırabilir.

 

İKİ NUMARA

UMCKALOABA: İŞE YARIYOR

Güney Afrika kökenli bir bitki olan Pelargonium sidoides’in köklerinden elde edilen umckaloaba adlı özüt başta soğuk algınlığı ve grip olmak üzere tüm solunum yolları sorunlarından korunmada bir numaradır. Umckaloaba'nın anjin, bronşit, sinüzit gibi solunum yolu enfeksiyonlarının iyileşmesini hızlandırabildiğini gösteren çalışmalar vardır. Üst solunum yollarındaki salgıyı azaltıcı ve balgam söktürücü özelliği saptanmıştır. Bu bitkisel destek hem bağışıklık sistemini harekete geçirmekte hem de doğrudan virüs öldürücü etki göstermektedir. Hastalığın ilk belirtileri ile birlikte günde 1-3 kez 20-40 damla ya da 1 tablet olarak başlanıp iki üç hafta devam edilmesi iyi bir bağışıklık desteği sağlar. Koruyucu amaçla daha düşük dozda ve daha uzun süre kullanılabileceğini bildiren çalışmalar vardır.

 

ÜÇ NUMARA

C VİTAMİNİ: HALA GÖZDE

Az miktarda ağızdan ve mideden ama en çok ince barsaklardan emilen C vitamini suda erime özelliğine sahip çok duyarlı bir vitamindir. Vücudumuzda göz, beyaz kan hücreleri, hipofiz, böbrek üstü bezleri ve beyinde bulunur. En önemli işlevi kemik, eklem ve derinin bütünlüğü için vazgeçilmez olan kolajen yapımıdır. Yara iyileşmesi, kırmızı kan hücrelerinin üretimi, bitkisel kaynaklı demirin emilimi ve bağışıklık sisteminin işleyişine katkısı tartışılmaz. Gerçek bir “serbest radikal avcısı” olarak antioksidan listesinde her zaman ilk beşte yer alır.

Kırmızıbiber, kivi, portakal, lahana ve tüm meyve ve sebzeler C vitamininden çok zengindir. “Havadan, sudan, ısıdan nem kapan” özelliği nedeni ile sebzeleri pişirirken, meyveleri soyup dilimlerken C vitamini kaybı olur. Bu nedenle her gün destek olarak C vitamini alınmasını savunan uzmanlar vardır. Özellikle yoğun çalışan, bedensel etkinliği yüksek işlerle uğraşan, ağır antrenman yapan veya soğuk-sıcak farkı yaşayanlara günde 250-1000 mg C vitamini desteği yapmak yerinde bir “koruyucu hekimlik” yaklaşımıdır. Gut krizlerine engel olduğu, kalp-damar sağlığını koruduğu, kataraktı ve sarı noktayı geciktirdiği, kansere karşı bağışıklığı güçlendirdiği görüşleri ise halen tartışma konusudur.

 

DÖRT NUMARA

D VİTAMİNİ: HERKESE LAZIM!

Bağışıklığınızı güçlü tutmak istiyorsanız vücudunuzun D vitamini düzeyi hakkında da bilgi sahibi olmalısınız. Çünkü D vitamini de en önemli bağışıklık destekleri arasındadır. Eğer D vitamini düzeyiniz 30 ng/ml’nin altındaysa doktorunuzla görüşerek bunu 50’nin üzerine yükseltmek için hemen harekete geçmelisiniz. Kış aylarında güneşlenerek eksiğinizi kapatmanız güç olabilir, bu durumda doktorunuz size uygun bir D vitamini desteği önerecektir.

 

 


24.12.2014