KIŞ MUCİZELERİ 2

Kış eczanesinin doğal ilaçlarına bugün de devam ediyoruz. Bugün kış eczanemizin vitrininde elma, turunçgiller, nar ve havuç var. Umarım faydalanırsınız.

 

 

ELMA: KUVARSETİN HAZİNESİ

 

Günde bir elma giren eve doktor girmez! Bu eski söz hala geçerli. Geçerli çünkü kış aylarında manavlar ve pazarlarda açılan eczane tezgâhlarındaki mucize ilaçlardan biri de elma. Her şeyden evvel tıka basa faydalı sağlık bileşenleriyle dolu. Vitamin ve mineral içeriği yüksek. Bilinen en güçlü antioksidanlardan biri olan kuvarsetin ona ayrı bir önem kazandırır. Kuvarsetin güçlü bir damar dostu, bellek destekleyicisi, kanser koruyucusu. Elmada ayrıca bol miktarda pektin var ki o da en az kuvarsetin kadar önemli bir sağlık bileşeni. Düşük kalorili olması ve posadan zengin yapısı da elmaya diğer meyveler arasında ayrıcalık verir. Cornell Üniversitesi’nden bir ekip elmanın meme kanseri riskini azaltmada rolü olabileceğini kanıtladı, başka bir çalışmada kolon ve akciğer kanseri hücrelerinin elma özüyle çoğalmasının durdurulabileceği gösterildi. Ayrıca kuvarsetinin prostat kanseri hücrelerini laboratuar ortamında azalttığı ispatlandı, benzer etkinin akciğer kanseri için de söz konusu olabileceği tartışılıyor.

 

 

PORTAKAL: C VİTAMİNİ DEPOSU

 

Kış mucizelerinden bahsederken turunçgillere (portakal, mandalina, limon ve greyfurta) değinmemek haksızlık olur. Bu grupta yer alan meyvelere yaptığımız bir başka haksızlıksa onları sadece C vitamini depoları gibi düşünmek. Onlar da elma gibi tıka basa polifenol ve flavanoid bileşenler içeriyor. Limonenler, tanjelin bunlardan sadece bazıları. Hemen hepsinin kabukla iç kısmı arasında yer alan beyaz bölümünde bol miktarda sağlık mucizesi arginin var. Ve yine hemen hepsi posadan zengin meyveler. Turunçgillerden faydalanırken sadece bunları soyup yemekle yetinmeyin, kabuklarından da faydalanmanın bir yolunu bulun. Çünkü hepsinin kabuğunda da sadece gizli lezzetler değil, saklı sağlık nimetleri var.

 

 

NAR: HER DERDE DEVA

 

Kış mucizeleri listesinde mutlaka nara da yer açmalısınız. Nar tıpkı o ünlü bilmecede söylendiği gibi “pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane” tadında bir meyve. İçinde bir değil, bin mucize var. isterseniz önce çekirdeğinde bulunan omega-5 yağ asitlerinden başlayalım. Punisik asit olarak da bilinen omega-5 yağ asitleri narın bilinen en önemli sağlık bileşeni. Zaten böyle olduğu için de nar çekirdeği yağı omega-5 kapsülleri şeklinde pek çok ülkede sağlık desteği olarak eczanelerde satılıyor. Hatta yakında ilaç gibi kullanılmaya da başlanacak. Omega-5 yağlarının gücü sayesinde nar çekirdeği yağının saç ve cilt sorunlarına da iyi geldiği, bağışıklığı güçlendirdiği de biliniyor. Nardaki önemli bir diğer bileşen de elajik asit. Onun da on parmağında on marifet var. Özellikle de cilt sağlığı bakımından mühim bir bileşen sayılıyor. Zaten bu nedenle de nar özlü kremler son yıllarda pek revaçta.

 

 

HAVUÇ: GÖZ DOKTORU

 

Kış eczanesinden bahsederken havucu pas geçmek doğru olmaz. Havuç sağlığımızın pek çok alanında işe yarayacak bileşenler içerir ama özellikle bir göz doktoru gibi çalıştığı unutulmamalı. Havuç içerdiği zengin betakaroten yapısı nedeniyle göz sağlığını güçlendirir. Özellikle betakarotenden üretilen A vitamini sayesinde gece görüşünü destekler. Beta karotenin akciğer ve rahim ağzı kanseri gibi pek çok kanserden korunmada da güçlü bir antioksidan olduğunu da biliyoruz. Cilt ve kalp damar sağlığı bakımından da önemli bir bileşen. Amerika’da uzun yıllar sürdürülen ünlü hemşireler sağlık çalışmasında da gösterildi ki betakarotenden zengin beslenmek felç riskini önemli ölçüde azaltıyor.  Çiğ olarak yenilen havucun glisemik yükü de zannedildiği kadar yüksek değil. Glisemik yük pişirilmiş havuçta problem haline gelebiliyor, bu nedenle kilo sorununuz varsa eğer salatalarınıza daha fazla miktarda havucu korkmadan ekleyebilirsiniz.

 

 

 

NEDİR, NE İŞE YARIYOR?

 

TAURİN: BİR BOĞA KADAR GÜÇLÜ!

 

Taurin, vücudumuzda, yüksek miktarda safrada ve daha az oranda kalın barsak, beyin, retina, kalp ve trombositlerde bulunan bir organik asittir. İlk kez boğa safrasından elde edildiği için adı Latince’de boğa anlamına gelen taurus sözcüğünden türetilmiştir.  Bir şehir efsanesine dönüşen “Koç yumurtası sağlığa çok faydalıdır” inanışı memeli hayvan türlerinin testislerinde önemli oranda taurin sentez edilmesinden kaynaklanıyor olabilir! Deniz ürünleri ve et çeşitleri taurinden zengindir. Anne sütü bol miktarda taurin içerir. Anne sütü ile beslenemeyen bebeklerde, inek sütü de yeterince taurin barındırmadığı için taurin eksikliği oluşabileceği düşünülerek bir süredir bebek mamalarına taurin eklenmektedir. Son yıllarda besin desteği olarak taurin kullanımı yaygınlaştı. Günlük taurin gereksinimi, farklı kaynaklara göre 40-400 miligram arasında değişiyor. Taurinin fazlası böbreklerden atılır. Bilinen bir yan etkisi olmamakla birlikte gebelerin ve emzirenlerin kullanmaması tavsiye ediliyor. Taurin, vücutta tuz dengesinin ayarlanmasında rol oynar. Potasyum, magnezyum ve kalsiyumu hücre içinde, sodyumu da dışında tutar. Bu becerisi idrar söktürücü,  kalp yetmezliğinde kalp kasının kasılma gücünü artırıcı, epilepside beyin hücreleri arasındaki iletiyi destekleyici işlev görmesini sağlar. Retina hastalıklarında, maküla dejeneresansı (sarı nokta) sorununda tedaviye katkısı olduğu bildirilmiştir. Yoğun egzersiz yapanların kas gücünü ve performansını artırdığını bildiren çalışmalar vardır. Glikasyon yani proteinlerin şekerlenmesini önler. Bu sayede hücre yaşlanmasını geciktirir. Hücrelerin insüline duyarlılığını artırarak kan şekeri dengesini korumaya katkıda bulunur, insülin direnci ile mücadele eder. TGFB1’i engelleyerek cildin nemini korur. Antifibrotik özelliği ile kozmetik ürünlerin formüllerine de eklenmeye başlanmıştır. Aynı özelliği, kalıtımsal bir hastalık olan kistik fibrozis tedavisinde kullanılması görüşünü güçlendirmiştir. Sempatik sinir sistemi üzerine yavaşlatıcı etki yaparak tansiyonu düşürür, uykuya destek olur, motivasyonu yükseltir, stresle mücadeleye destek olur, yorgunluğu giderir, depresyona engel olur, zihinsel faaliyetleri güçlendirir. GABA düzeyini yükseltir. Taurinin otizm ve dikkat dağınıklığı sendromunda destek olarak kullanılabileceğini bildiren yayınlar da var.

 

                                                                                                              DR. EVREN ALTINEL

 

 

BİR BİLGİ

 

CLA KİLO VERMEYE YARDIMCI OLUR MU?

 

Konjüge linoleik asit (CLA), hayvanların, özellikle de büyük baş hayvanların barsak duvarına sızan bir bakteri tarafından üretiliyor. Bu bakteri, omega-6 türlerinden biri olan linoleik asiti CLA’e çeviriyor. Bu sayede, et ve süt ürünleri yediğinizde CLA da almış oluyorsunuz ama oldukça az oranlarda… Son yıllarda CLA ile yapılan çalışmalarda önemli bulgulara ulaşılıyor. Bu yağ asidinden bazı kanserleri (kalın bağırsak, mide, göğüs, cilt ve prostat kanserleri), yüksek tansiyonu ve kalp hastalığını önlemede yararlanılabileceğini vurgulayan çalışma sonuçları var. Ayrıca, CLA’nın kilo kaybını hızlandırmada da faydalı olabileceği anlaşılıyor. Tüm besin destekleri için yinelediğimiz gibi CLA kullanmadan önce de doktorunuzla paylaşmanız gerektiğini anımsatalım. Araştırmalardan elde edilen sonuçları özetleyecek olursak CLA’nın şimdiye kadar belirlenen bazı yararları şunlardır:

 

·        Metabolizmanızı hızlandırabilir

·        Vücut yağınızın azalmasını sağlayabilir

·        Kas gücünüzün gelişimini destekler

·        Kolesterol ve trigliserid düzeylerinizi azaltabilir

·        Bağışıklık sisteminizi güçlendirir

·        Osteoporozdan korunmanızı sağlar

·        Hücrelerde insülinin kullanılmasını kolaylaştırır

 

 


12.02.2015