REFLÜ MÜ KALP KRİZİ Mİ?
Her gece öksürük krizleri yaşayıp her sabah boğazınızda yanma, dilinizde pas ve ağzınızda acı bir tatla uyanıyorsanız… Ses kısıklığı, sesinizde çatallanma, midenizde ekşime ve kaynama, ağzınıza acı ve ekşi su gelmesinden yakınıyorsanız… Hatta bir gece, göğsünüzde keskin bir ağrı ile uyanıp, kürek kemiklerinizin arasına bıçak saplanır gibi bir sancı da eklenince “Acaba kalp krizi mi geçiriyorum” diyerek soluğu acil serviste aldıysanız… Reflü klübüne hoşgeldiniz diyoruz!
Son yıllarda reflüden yakınanların sayısında müthiş bir artış var. Böyle giderse birkaç yıl içinde her iki kişiden biri reflü hastası olacak. Aslında nedeni çok açık: Değişen hayat şartları! Yükselen stres kat sayısı, artan fast food tüketimi, sentetik besinlerle tıka basa doldurulmuş mönüler, acele ve hızlı yemek yeme alışkanlığı reflü salgınının başlıca nedenleridir. Bir zamanların en önemli mide hastalığı olan “ülser” sorununa etkin ve güçlü ilaçlarla ciddi çözümler bulan modern tıp, bu yeni ama yaygın soruna kalıcı çözümler aramakla meşgul. Özellikle göğüste ağrı, yanma, basınç hissi ve dolgunlukla birlikte olduğunda en bilgili hastaya bile (!) kalp hastalığı korkusu yaşatan reflü sorunu son on yılın en çok konuşulan sağlık sorunlarından biri oldu.
BİR SORU
REFLÜ NASIL OLUŞUR?
Reflü, “geri kaçış anlamına gelen yabancı bir sözcüktür. Midenizle yemek borunuz arasında teknoloji harikası bir kapak sitemi bulunur. Kapağı oluşturan dairesel kaslar yutkunma haricinde açılmaz. Sadece gıdaları mideye doğru göndermek üzere yutkunduğunuzda açılır. Yiyeceklerin ve içeceklerin yemek borusundan mideye geçişine izin verir. Normalde asitli mide sıvısının ve mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına engel olur. Bu kapaksı yapının yapısal ya da işlevsel hasarlarla bozulması reflüye giden yolun ilk aşamasıdır. Kapak sistemi genişler veya zayıflarsa midedeki asitli içerik geriye, yemek borusuna doğru kaçar. Asit ortama hazırlıklı olmayan yemek borusunun alt kısmından başlayan hasarlanma reflünün belirtilerini oluşturur. Yapısal hasarın hafif olduğu başlangıç döneminde sadece yatar pozisyonda veya eğildiğinizde, örneğin ayakkabılarınızı bağlarken oluşan kaçaklar bir süre sonra siz otururken ve ayakta dururken de gelişir.
BİR BİLGİ
BELİRTİLERİ NELERDİR?
En önemli yakınmalardan biri göğüs ağrısıdır. Çünkü göğsün tam ortasında yer alan ve boyna boğaza yayılabilen bu ağrı bazen o kadar şiddetli hissedilir ki kalp ağrısı ile karıştırılır. Ağrı yerine yanma, ekşime, kaynama, ağza acı su gelmesi, geniz ve boğazda gıcıklanma şikâyetleri de olabilir. Reflü hastalarında boğaz bölgesi problemlerine sık rastlanır. Bu nedenle tanısı çoğu zaman gastroenterologlar değil, KBB uzmanları tarafından konur. Özellikle ses kısıklığı, ses çatallanması, öksürük, ses yorgunluğu, geniz akıntısı, larenjit atakları, tekrarlayan farenjitler can sıkıcı hale gelebilir. Yutma güçlüğü veya yemek aralarında boğazda yabancı cisim hissi şeklinde düğümlenmeler, mide bölgesinde ekşime, yanma, ağza acı su gelmesi gibi yakınmalar sık görülür. Reflü hastalarında kronik öksürük nöbetlerinin tekrarlayan bronşit ataklarının sıklaştığı, yaşlı kişilerde zatürree oluşma ihtimalinin arttığı, astımlılarda krizlerin tetiklenebildiği belirtilmektedir. Reflü problemi olanların sık yakındıkları şeylerden biri de ağız kokusudur.
BİR UYARI
NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Eğer sık sık tekrarlayan mide ekşimesi, yanması, yemekborusuna gıda kaçması sorununuz ve bu durum sıradan antiasitlerle, gaz gidericilerle düzelmiyor, geceleri sizi uykunuzdan uyandırıyorsa ayrıca bu sorunlarınız yutma güçlüğü, kilo kaybı, ağıza kan gelmesi ve/veya siyaha yakın bir dışkılamayla birlikteyse hemen doktorunuzla bir görüşme ayarlamalısınız. Doktorunuz sizi dinleyecek, muayene edecek, belki tanıyı kesinleştirici testler isteyecektir. Endoskopi cihazlarıyla yapılan yemekborusu, mide ve onikiparmakbağırsağı incelemesi (özafagogastroduodenoskopi) güvenilir, kolay ve ucuz bir testtir. Bu teste doktorunuz kamerayla donatılmış ince bir tüpü boğazınızdan yemekborunuza, mide ve onikiparmakbağırsağınıza sokar. Bütün bu organları görerek kararını verir, gerekirse patolojik incelemeler için biyopsi örnekleri alır.
BİR ÖNERİ
NE YAPMALISINIZ?
Reflü sorunu tedavisi zorunlu bir sağlık problemidir. Doğru ve yeterli tedavi edilmediğinde yemekborusunun alt ucunda daralmaya, ülserlere, seyrek olarak da kansere yol açabilecek bazı dokusal değişimlere neden olabilir.
Tedavide antiasit ilaçlardan, asit salgılanmasını önleyen proton pompası baskılayıcılarından, mide hareketlerini artırıp boşalmayı kolaylaştıran yeni moleküllerden veya geriye kaçışa engel oluşturan ürünlerden yararlanabilirsiniz. Size en uygun tedaviyi doktorunuz planlayacaktır. Cerrahî yöntemlerden sınırlı olarak yararlanılmaktadır. Cerrahî yöntemlerin yerini, daha kolay uygulanan yeni ve girişimsel yanı az yöntemler almıştır. “Endolumünal gastroplication” yöntemi, son zamanlarda en sık kullanılan yöntemlerdendir.
BİR NOT
REFLÜDEN NASIL KORUNACAKSINIZ?
- Kilonuza dikkat edin. Fazla kilolarınızı hemen verin.
- Az miktarda, sık sık ve yavaş yavaş yiyin. İyi çiğneyin.
- Yemekten sonra hemen yatmayın. Akşam yemeklerinizi erken saatlerde tamamlayın.
- Alkol kullanmayın, sigarayı bırakın.
- Uzun süre öne eğilmekten kaçının.
- Midenizi ekşiten yağlı besinlerden, alkol, çikolata, soğan, sarmısak, baharat, meyve suları ve kafeinden uzak durun.
- Yemek sırasında 1 bardaktan fazla su içmemeye çalışın. Mümkünse yemekte su içmeyin. Yemek aralarında su tüketin.
- Başınızı yüksekte tutacak şekilde yatın.
- Gazlı içeceklerden kaçının.
- Bel, karı bölgenizi çok sıkan giysileri tercih etmeyin.
DR. EVREN ALTINEL
17.02.2015