ETKİLİ KİLO TÜYOLARI
Baharla birlikte fazla kilolardan kurtulma telaşları sıklaştı. Ben de haftaya yine bir kilo yazısıyla başlamanın daha doğru olacağını düşündüm. Buyurun…
Konu kilo olunca ortak hatalardan söz etmemek olmaz. Bunların başındaysa süreci bir “diyet reçetesi” gibi algılamak, sanmak, düşünmek var. Çoğumuz şöyle düşünüyoruz: “Bir diyetisyene gider, verdiği düşük kalorili beslenme planını tamı tamına uygulayıp 4-5 kilo ile bu işi hallederim!” Vermeniz gereken kilo, yani kurtulmanız gereken yağların ağırlığı sadece 3-4 kiloysa bu formül geçici olarak işler. Diyetisyeninizin anlattıklarını dikkatle dinleyip verdiği beslenme planını mot a mot uyguladığınızda 3-4 kilo fazlalıktan iki ay içinde kurtulursunuz. Ama bu yaklaşımın “geçici” olduğunu, vermeniz gereken kiloların miktarı beşin üzerindeyse hiçbir işe yaramayacağını unutmayın. Unutmayın çünkü en dirençli biri bile olsanız iki aydan daha uzun bir “yoksunluk reçetesine”, 8-10 haftadan daha uzun bir “onu ye, bunu yeme” tavsiyesine uymak olanaksızdır, günün birinde herkesi isyan ettirir. Yapmanız gereken ne o zaman?
DİYET YETMEZ, YÜRÜYÜN!
Kilo verme çabasının da, sağlıklı kilo aralığında kalma başarısının da sadece diyetle başarılabilecek bir iş olmadığını bilmeniz diyeti mutlaka ama mutlaka ilave egzersiz çabalarıyla desteklemeniz gerekir. İlave egzersiz çabaları orta ve uzun dönemde kalori kısıtlamasını bıraktığınızda da kilo kontrolünü belirli ölçüler içinde başarmanıza yardımcı olacaktır. Egzersizle ilgili pek çok şeyi bu sayfada sık sık okuyorsunuz ama bazılarını yeniden hatırlamakta fayda var. Kilo vermede en etkili egzersizin yürüyüş olduğunu unutmayın. Yürüme planınızı da ne yapıp edin kilo verirken günde on bin adım, sağlıklı kilo aralığında kalmak için de günde en az beş bin adım olacak şekilde planlayın. Kısacası mucize formül şu: kilo problemi olan herkesin ister kilo verme, ister sağlıklı bir kiloda kalma sürecinde olsun fark etmez minimum beş bin, optimum yedi bin beş yüz, ideal olarak da günde on bin adım atması lazım. Bu rakamların altı maalesef kurtarmıyor!
SONUÇ
Unutmayın, kilo probleminiz olsa da olmasa da düzenli egzersiz yapmak sağlığın da, kaliteli hayatın da garantisidir. Eğer kilo probleminiz varsa aktif bir hayat sürmek yetmez, egzersiz alışkanlığı edinmek ve onu tıpkı nefes alır verir gibi, tıpkı sabah, öğlen, akşam yemek yer gibi yemen her gün uygulanan bir süreç haline getirmek içselleştirilmiş bir davranış süreci olmalıdır. Eğer bunu yapamazsanız başarınız kalıcı olmaz, olamaz.
BİR ALTERNATİF
YOĞUNLAŞMIŞ EGZERSİZ YAPIN!
Aklınıza hemen şu soru gelecek: “Dakikada 100 adım atsam 5000 adım için en az 50 dakika, 10 bin adım içinse en az 100 dakika yürümem lazım. Bu da günde ortalama en az 1-1,5 saati yürümeye ayırmamı gerektiriyor. Ne var ki çalışan biri olarak bu kadar vaktim yok!” diyorsanız, bunun da çözümü var. Çözüm şu…
Daha kısa sürede daha hızlı kalori yakmayı sağlayan yüksek yoğunlukta egzersizlerden faydalanacaksınız. Yüksek yoğunlukta egzersiz hem kısa sürede daha fazla enerji harcamanızı (kanınızdan daha çok şeker ve insülin temizlemenizi) sağlar, hem de egzersiz sonrasında da daha uzun süre kalori yakmanızı garanti eder. Egzersiz uzmanlarının “aralıklı antrenman” adını verdikleri bu yüksek yoğunlukta aktivitelerin bir başka tarifi de şudur: Kısa dinlenme aralarıyla tekrarlanan ve yine kısa aktivite patlamalarıyla süren yoğun aktiviteler. Mesela yürürken kısa bir süre hızlı koşabilir, bisiklet pedalı çevirirken kısa bir süre inanılmaz bir hıza çıkabilirsiniz. Eğer bu yöntemi inatla tekrarlarsanız günde 20, hatta 10 dakika ayırmanız bile gerekli egzersiz faydasına ulaşmanızı sağlayacaktır.
FAYDALANIN
DOĞAL UYKU DESTEKLERİ
Uyku sorunum var diye hemen uyku hapları, ruhsal gevşeticiler veya antidepresanlara sarılmayıp “Problemi doğal yoldan çözebilir miyim?” sorusuna yanıt arayın. Söz gelimi;
- Akşam 22:00’den sonra tv izlemeyin. Hele hele korku filmlerinden uzak durun.
- Akşam 21:00’den sonra bilgisayar ekranı ve tabletlerden uzaklaşın.
- Yatmadan önce gevşeme-rahatlama çalışmaları yapın. İyi ve güzel şeyler izleyin, okuyun ve düşünün.
- Ilık bir duş, ½ bardak ılık süt de işe yarayabilir (tabi süt gaz yapmıyorsa)
- Melatonin, valeryan ve passiflora içeren desteklerden, papatya, melisa içeren çaylardan da faydalanın.
DİKKAT EDİN
STRES HASTA EDİYOR
“Stres” bugünlerde en sık duyduğumuz sözcüklerden biri. Kimi “stresim var bana bulaşma” diyor, kimi “stresten bunalmış haldeyim” diye şikâyet ediyor. Stresin pek çok tarifi var ama en kısa ve öz olanı bence şu: Yapılması gerekenleri yapmak için çok az zaman ve çok fazla engel hissediyorsanız, olan bitenden etkilenme sürecinizi ve dozunuzu yönetemiyorsanız stres kaçınılmazdır. Bir yandan ekonomik gelgitler, kadın cinayetleri, çözüm süreçleri, siyaset meydanındaki ucu kavgaya varan tartışmalar, bir yandan birbiri ardına yaşadığımız toplumsal travmaların bizi bir stres sarmalı içine sokmaması zaten beklenemez. Stres kimyasal bir banyo ve bu banyoyu yaparken maruz kaldığımız kimyasallar öldürücü bile olabiliyor. Bence biraz da yeni hayatın bedelidir stres sorunu. Ama yine de yapabileceğimiz şeyler olduğunu unutmayalım. Mesela mı? Hayatımızdaki dağınıklığı azaltmakla işe başlayalım. Olanla yetinmeye çalışalım. Çok işlemci olmayalım. Ruhsal detoksları unutmayalım. Enerjimizi ve ilişkilerimizi bizi bunaltan, sıkan, üzen, geren kişiler ve olaylara değil, sevindiren, umut veren, aidiyet güçlendiren, olumlu duygular yükleyen kişi ve olaylara harcayalım. Unutmayalım ki son yıllarda sık yaşamaya başladığımız reflü, gastrit, kolit, migren, çarpıntı, uykusuzluk, kaşıntı, cilt döküntüleri, el titremeleri, gezici ağrılar, unutkanlık, cinsel güçsüzlük ve daha pek çok sağlık sorununun ardındaki temel nedenlerden biri, belki de birincisi yönetemediğimiz ve dozunu kaçırdığımız stres problemidir.
31.03.2015