KOD ADI: METABOLİK SENDROM!

Bazı insanların aldıkları enerjiyi daha yavaş harcadıkları, daha zor ve daha yavaş kullandıkları, hormon sistemlerinin bu programları yürütürken ciddi olarak zorlandığı, bu nedenle ne kadar dikkatli beslenirlerse beslensinler, daha kolay şişmanladıkları doğrudur. Yani bir insanı şişman yapan sebepler, sadece beslenmeye bağlı nedenler olmayabilir. Bu nedenle “Aslında o kadar da çok yemiyorum” “Nasıl bu kadar kolay kilo aldığıma hayret ediyorum” diyenlere inanmalı, hemen “obur” yaftasını yapıştırmamalı ve yardımcı olmalısınız. Bu sorunun tıptaki adı Metabolik sendromdur.

 

En az şişmanlık sorunu kadar önemli ve tehlikeli olan, hızla yayılan, önceleri orta yaşlı kadınların ve erkeklerin derdi sanılırken şimdi fazla kilolu ve şişman gençler ile küçük çocukları da etkileyen bir sorundur Metabolik sendrom. Bir hastalık değil, bir sendromdur. Yani hastalıkların habercisi… Bel çevresi gittikçe genişleyen, kan şekeri düzeyleri dengesiz, yüksek tansiyonlu, kolesterol seviyeleri olması gerekenin çok üstünde ve kilo fazlası olanları uyarıyorum: Genetik yatkınlığınız varsa, dengesiz beslenme alışkanlıkları ve yetersiz fiziksel aktivite düzeyi, sigara ve alkol kullanımı gibi yanlış yaşam tarzı seçimlerinizle bu sendromu siz de tetikleyebilirsiniz. Özellikle son yıllarda sinsice yağlanıyor ve fazla kilolarınızı vermeyi sürekli erteliyorsanız, LDL kolesterol ve trigliserit düzeyleriniz yüksek, HDL kolesterolünüz düşükse, hipertansiyon sorunu sizi de tehdit ediyor, bel çevreniz sürekli genişliyor, yorgunluk ve halsizlikten çok sık şikâyet ediyorsanız, kilo fazlalığı sorunu ile ailenizde şeker hastalığı, kalp krizi ve inme öyküsü varsa metabolik sendromla siz de çoktan ve fark etmeden tanışmış olabilirsiniz!

 

UNUTMAYIN

SORUN SADECE GENETİK DEĞİL

Genetik eğilimin dışında Metabolik sendroma neden olabilen daha pek çok faktör var. İşte en önemlileri:

-Hareketsiz bir yaşam tarzını ısrarla sürdürmek

-Öğün atlamak

-Basit karbonhidratlardan üretilmiş besinleri (kek, çikolata, şekerleme, kurabiye ve pasta) fazla tüketmek

-Öğün tercihlerinin bol yağlı ve yüksek kalorili fast food besinlerden yana kullanmak

-Hazır besinlerde bulunan katkı maddeleri ve trans yağ asitlerinin fazla almak

-Yüksek yoğunlukta bedensel ve ruhsal strese maruz kalmak

-Vitamin mineral yoğunluğu düşük, enerji yoğunluğu yüksek, kalitesiz besinleri çok fazla kullanmak

-Kiloyu yönetememek

 

BİR BİLGİ

RAKAMLARLA METABOLİK SENDROM

Eğer kişide aşağıda belirtilen beş kriterden, üç ya da daha fazlası mevcutsa metabolik sendromun varlığından söz edilebilir.

1- Bel çevresinin erkeklerde 102, kadınlarda 88 cm’den fazla olması.

2- Trigliserit düzeyinin 150 mg/dl fazla olması.

3- HDL kolesterol düzeyinin erkeklerde 40, kadınlarda 50 mg/dl altında olması.

4- Kan basıncının 130/85 mm Hg fazla olması.

5- Açlık kan şekerinin 110 mg/dl fazla olması.

 

BİR UYARI

METABOLİK SENDROM “ACİL ÇÖZÜM GEREKTİREN” BİR SORUNDUR!

 Genetik faktörler, hareketsiz bir yaşam biçimi, karbonhidrat ve doymuş yağlar bakımından zengin, posadan fakir Batı tipi bir beslenme biçimi (fast food tarzı beslenme), sigara içme ve kilo alma, metabolik sendromun en önemli hazırlayıcılarıdır. Metabolik sendromun temel bileşenlerinden birisi “aterojenik dislipidemi” olarak adlandırılan ve süratli ilerleyen bir damar sertliğiyle kendini gösteren kan yağı dengesizlikleridir. Yüksek LDL kolesterol düzeyi ile kardiyovasküler hastalıklar arasında bir ilişki olduğu bilinmektedir ve LDL kolesterol düzeyinin azaltılması, tedavinin amacına ulaşması için en önemli yoldur. Metabolik sendromlu kişilerde HDL kolesterol düzeyleri kritik düzeyin altına inmektedir. Yani bu bireylerde, damar daralması ve tıkanıklığı daha da hızlanmaktadır. Metabolik sendromun diğer bir bileşeni ise “insülin direnci”dir. Bilindiği gibi insülin, hücresel besin unsurlarının alınması, metabolize edilmesi ve depolanmasından sorumlu olan temel hormondur. İnsülinin görevleri arasında hücre içi metabolizmaların uyarılması ve hücrede şeker, yağ asitleri ve amino asitlerin depolanması da gelmektedir. Metabolik sendromlu hastalarda, dokularda, özellikle iskelet kaslarında ve yağ dokusunda, insüline karşı direnç meydana gelmektedir. Karın çevresinde birikmiş yağla kolayca anlaşılabilen insülin direnci, metabolik sendromun oluşumunda en etkin faktördür. Özellikle üst vücut şişmanlığı, fiziksel aktivite yetersizliği, erkeklik hormonları, yaşlanma ve genetik faktörler insülin direnci için hazırlayıcıdır. Sonuçta insülin direnciyle birlikte, bozulmuş glikoz toleransı ortaya çıkmakta ya da şeker hastalığı oluşmakta, trigliserit düzeyleri yükselip, HDL düzeyleri azalmakta ve gut ortaya çıkmaktadır.

 

BİR ÖNERİ

NE YAPMALI?

Neden olan sorunlar çözülmeli:

• Fazla kilolarınızı vermelisiniz. Kilonuzu sağlıklı sınırlar içerisinde korumayı öğrenmelisiniz.

• Fiziksel aktivite azlığınızı gidermelisiniz. Hareket etmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

 

İlişkili risk faktörleri izlenmeli ve gerekiyorsa tedaviye alınmalı:

• Hipertansiyon (yüksek tansiyon) tedavi edilmelidir.

• Protrombin zamanı (pıhtılaşma eğilimi) takip edilmelidir.

• Aterojenik dislipidemi (damar tıkayıcı kan yağı değişimleri) dikkatle izlenip

tedavi edilmelidir.

 

BİR TEST

METABOLİK SENDROM SİZE NE MESAFEDE?


1-Öğle ve akşam yemeği sonrası daha çok olmak üzere gün içinde kendinizi sıklıkla yorgun hisseder misiniz?

Evet (1 puan) - Hayır (0 puan)

2-Konsantrasyon güçlüğünüz var mı?

Evet (1 puan) - Hayır (0 puan)

3-Düşüncenizi bulanık veya boşlukta hissettiğiniz oluyor mu?

Evet (1 puan) - Hayır (0 puan)

4-Çok sık sinirlenen veya öfkelenen biri olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Evet (1 puan) - Hayır (0 puan)

5-Şeker, makarna, ekmek ve unlu mamüllerden yapılmış karbonhidratlı yiyeceklere karşı aşırı bir istek duyuyor musunuz?

Evet (2 puan) - Hayır (0 puan)

6-Tatlılara veya karbonhidratlı yiyeceklere (makarna, pilav, patates, börek, ekmek) düşkünlüğünüz var mı?

Evet (1 puan) - Hayır (0 puan)

7-Ara öğününüzü yemediğinizde veya öğün saatiniz geciktiğinde çarpıntı, titreme ve baygınlık hissiniz var mı?

Evet (3 puan) - Hayır (0 puan)

8-Kolay kilo alma ve zor kilo verme eğiliminiz var mı?

Evet (3 puan) - Hayır (0 puan)

9-Fazla kilolu musunuz? İdeal kilonuzdan 5 kilo fazlanız mı var?

Evet (3 puan) - Hayır (0 puan)

10- a) Eğer erkekseniz, bel çevreniz 100 cm’den fazla mı?

Evet (5 puan) - Hayır (0 puan)

b) Eğer kadınsanız, kalça veya basenlerinizden ziyade fazla kilonuz üst bedende, karın çevrenizde mi toplanmış, bel çevreniz 88cm’den yüksek mi?

Evet (5 puan) - Hayır (0 puan)

11-Kolesterol seviyeniz yüksek mi (240mg/dl üzerinde) veya kolesterolünüzü kontrol altına almak için bir ilaç tedavisi alıyor musunuz?

Evet (3 puan) - Hayır (0 puan)

12-Trigliserit seviyeniz yüksek mi? (160mg/dl üzerinde)

Evet (4 puan) - Hayır (0 puan)

13-Kan basıncınız yüksek mi (sürekli 140/90 üzerinde) veya kan basıncınızı kontrol altına almak için ilaç tedavisi alıyor musunuz?

Evet (5 puan) - Hayır (0 puan)

14-Çok sık idrara çıkma ihtiyacı duyuyor musunuz veya sık sık susuzluk duygusu yaşıyor musunuz?

Evet (5 puan) - Hayır (0 puan)

15-Yetişkin tipi diyabet (tip 2 veya insüline bağımlı olmayan diyabet olarak tanımlanır) veya koroner kalp hastalığı teşhisiniz konuldu mu?

Evet (2 puan) - Hayır (0 puan)

PUANINIZA GÖRE YAŞAM BİÇİMİNİZİ DEĞİŞTİRİN

Toplam puanınız 0-3 arasında ise:
İnsülin direnci ve Metabolik sendrom açısından en düşük riske sahipsiniz. Muhtemelen diyetinizde ve yaşam şeklinizde doğru şeyler yapıyorsunuz. Riskinizi hep düşük tutmak için bu testi yılda bir kez uygulayın.

Toplam puanınız 4-8 arasında ise:
Metabolik sendrom eğiliminiz var ve azından insülin direnci ve hiperinsülinemi açısından başlangıç seviyesindesiniz. Basit bir diyet planı yaparak ve yaşam tarzınızda değişiklikler yaparak bu eğilimi döndürebilir, hastalık riskinizi azaltabilirisiniz.

Toplam puanınız 9-19 arasında ise:
İnsülin direnci ve Metabolik sendrom kapıya dayanmış. Sağlığınız tehlikeye girmeden önce harekete geçmenin zamanıdır.

Toplam puanınız 20 ve üzerinde ise:
Siz kesinlikle Metabolik sendromsunuz! Diyetinizle, fiziksel aktivite düzeyinizle ve besin desteklerinizin kullanımı ile güçlü ve doğru bir etkileşim içinde olmanız son derece önemlidir. İnsülin direnci geri dönüşlü olabilir, fakat daha fazla beklemeyip harekete geçmelisiniz.
(Dr.Burton Berkson ve ark katkısıyla)

 

 

 


03.04.2015