İNSÜLİN SÜNGERLERİNİZ ÇALIŞIYOR MU?

İnsülinin de azı karar çoğu zarar! İnsülinin de yokluğu ayrı, bolluğu ayrı bir dert! Nedeni şu…

 

Eğer yeteri kadar insülininiz yok, yani pankreasınız ihtiyacınız kadar insülin üretemiyorsa şekeri kullanmanız zorlaşıyor, zira kanda şekerin hücreye girmesi insülin sayesinde başarılıyor. Zaten böyle olduğu için de insülin yokluğu çeken şeker hastaları ya pankreasa insülin salgılatan hapları yutmak ya da insülin iğnelerini kullanmak zorunda kalıyor.

 

İnsülin bolluğunun yarattığı sorunlara gelince…

 

Damarlarınızda dolaşan insülin olması gerekenden çok fazlaysa bu durumda da başınız dertte demektir. Zira fazla insülin hücrelerin insülin reseptörlerinin körleşmesine/kilitlenmesine/duyarsız hale gelmesine sebep oluyor. Neticede bedeniniz insülin kaynıyor ama reseptör duyarsızlığı nedeniyle hücreye şekeri sokacak sistem kilitlenince kanda şeker birikmeye başlıyor. Sonrası malum: Biriken fazla şeker yağa dönüştürülüp karaciğerde, iç organlar çevresinde ve göbekte/karın içinde depolanmaya başlıyor, insülin direncine bağlı kilo sorunu ve şeker hastalığı ortaya çıkıyor.

 

KASLARI ÇALIŞTIRIN!

 

Peki bu işin çözümü yok mu? Tabiî ki var.

 

İnsülin süngerlerinizi yani kaslarınızı daha sık ve yoğun kullanacaksınız! Nedeni şu…

 

İnsülin süngeri yani kandaki insülini temizleyen dokusal yapılar kaslarınızdır. Aslında insülin direncinin nedeni de esasen kas dokusunun insüline duyarsızlığı, duyarsızlığı ortadan kaldırmanın yolu ise kasları harekete geçirmek –yani egzersiz yapmak, yani yürümek, hem de tempolu yürümek, yani günde en az 7500-10000 adım atmayı alışkanlık haline getirmek- bir başka deyişle kasları insülin süngerleri haline getirip kandaki fazla insülini emmektir. İşte bu nedenle insülin direnci sorunuyla veya gizli diyabet ya da açık diyabet hastalığı ile mücadele edenlere “tedavinizi yalnızca haplara, diyetlere emanet etmeyin, yürümeden, yeteri kadar aktif bir hayat sürmeden bu işi çözemezsiniz!” diyoruz. Israrımızın nedeni budur!

 

YÜRÜYÜN!

 

Eğer insülin direnci tuzağına düşmemek istiyorsanız yürüyün. Eğer insülin direnci probleminiz var, çözmek istiyorsanız yürüyün. Eğer şeker hastasısınız ve sağlıklı kalmak istiyorsanız yürüyün. Bana sorarsanız sadece yürümekle de kalmayın, zaman zaman tempolu egzersizler hatta ağırlık çalışmaları da yapın. Saat başı yapacağınız beş dakikalık kısa yürüyüşlerin, hatta fırsat buldukça oturmak yerine ayakta durmanın bile işe yarayabileceğini unutmayın.

BİR SORU

 

KABIZ MISINIZ?

 

• Düzenli beslenin. Öğün aralarını uzun tutmamaya çalışın.

• Bol su için. Su içmek bağırsak fonksiyonlarının düzgün çalışması için olmazsa olmazdır.

• Mümkün olduğu kadar çok sebze tüketin. Mümkünse sebzeleri çiğ yemeye çalışın. Çok gaz yapıyorsa, buharda ve suda haşlayabilirsiniz.

• Meyveleri mümkünse kabuğu, hatta çekirdeği ve sapıyla yiyin. Bağırsağın içine meyve sebze posası girdiğinde, bağırsak duvarı gerginleşiyor, bağırsak kasları kasılıyor ve hareket başlıyor!

• Yoğurda ve çorbaya da keten tohumu ilave edebilirsiniz.

• Kahvaltıda 2-4 çorba kaşığı buğday kepeği yiyin. Yoğurtla karıştırmak iyi bir fikir olabilir.

• Probiyotik eklenmiş yoğurtları tercih edin.

• Anason, yeşil çay, rezene, papatya çayları sindirim sistemine dost çaylardır. Ama sinameki içeren çaylardan uzak durun!

• Daha çok hareket edin. Aktif bir hayat sürün. YÜRÜYÜN! Oturmayın, ayakta daha fazla zaman geçirin.

 

BİR ÖNERİ

 

ÇINLAMAYA ÖNLEMLER

 

Kulak çınlaması sorunundan uzak kalmak için önlem alabilirsiniz...

• Çok gürültülü ortamlardan uzak durmaya çalışın.

• Yüksek sesle müzik dinlemeyin.

• Kan basıncınızı izleyin. Yüksek tansiyondan korunmak için kilonuza dikat edin, sigaradan uzak durun ve tuzu azaltın.

• Kahve ve çay tüketiminizi sınırlayın.

• Kolalı içeceklerden uzak durun.

• Düzenli bir kan dolaşımının ilk şartının fiziksel aktivite olduğunu unutmayın.

Yürüyün, yürüyün ve yine yürüyün.

• Uykunuza özen gösterin. Her zaman kaliteli bir uykuyu hedefleyin ve uykunuzu almaya çalışın.

 

KESİP SAKLAYIN

TIRNAKLARINIZ NE ANLATIYOR?

Tırnaklarımın üstünde küçük, keskin köşeli siyah benekler var. Tırnaklardaki bu durum genellikle travmalar, zedelenme ve çarpmalardan sonra oluşur. Küçük, siyah beneklerin çok nadiren de olsa kan hastalıkları ya da kalp kapakçığı enfeksiyonlarından kaynaklanabileceğini bilmenizde fayda var.

Renkleri beyazlaştı ve kabuk kabuk kalkıyor ve soyuluyorlar. Bu durum liken planus hastalığına (Vücudun belli yerlerinde ortaya çıkan ucu beyaz döküntülerle seyreden bir deri hastalığı) işaret ediyor olabilir. Çukur kahverengi lekelerin ise yine bir deri problemi olan sedef hastalığının semptomlarından biri olma olasılığı söz konusudur.

Tırnaklarımda sarı kahverengi lekeler var. Sigarayı bırakmaya ne dersiniz? Bu hiç de çekici olmayan görüntü genelde sigara ve puro içenlerde görülüyor. Renk değişiminin sorumlusu ise nikotin!

Tırnaklarımın rengi soluk-beyaz. Kansızlık probleminiz olabilir. Tırnaklardaki soluk renk genelde kansızlığa işaret eder. Bu probleme çukurlaşma ve kolay kırılma gibi tırnak sorunları eşlik ettiğinde ise kansızlığın demir eksikliği ile ilişkili olabileceğini düşündürtür.

Tırnaklarımın rengi mavi-gri, üstelik çok yuvarlaklar. Bu durum akciğer hastalıkları, kalp hastalıkları, özellikle de doğuştan olan kalp sorunlarını işaret edebilir.

Mavi- yeşil, hatta kahverengi görünüyorlar. Büyük ihtimalle tırnaklarınızda mantar ya da bakteri enfeksiyonu mevcut. Fazla vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurun çünkü tedaviyi ne kadar geciktirirseniz iyileşme o kadar zor olur.

Tırnaklarımın üstünde küçük beyaz noktalar var. Kan değerlerinize baktırın. Çinko ve kalsiyum noksanlığınız olabilir. Bir uzmanla beraber bu eksikliği giderecek bir yol haritası oluşturun.

TIRNAKLARINIZ NE ANLATIYOR?

 

 


05.06.2015