10 SORUDA HİPERTANSİYON

Hipertansiyon sinsi ve sessiz bir sağlık sorunu. Kronik (müzmin) hastalıkların birçoğunun da ya tetikleyicisi ya da yol arkadaşı. Bu nedenle önem verilmesi gereken bir konu. Bu yazıda hipertansiyonlulardan gelen 10 önemli sorunun yanıtını bulacaksınız…

 

  1. Tansiyon yaşlandıkça yükselir mi?

 

İleri yaşlarda yüksek tansiyon problemine daha sık rastlanır. Özellikle elli yaşından sonra büyük tansiyon yavaş yavaş yükselmeye başlar. Büyük tansiyon değerindeki artış özellikle yetmişli yaşlardan sonra daha da belirgin bir hal alır. Bazı kişilerde, yaşa bağlı izole sistolik hipertansiyon denen ve sadece büyük tansiyonun 140mm.Hg üstüne tırmandığı özel bir durumla karşılaşma olasılığı da artar.

 

  1. Hangi tansiyon daha tehlikeli?

 

Doktorlar, yıllardır küçük tansiyonun yüksek olmasının daha önemli olduğunu, büyük tansiyondaki zaman zaman oluşan fırlamaların vücut tarafından tolere edilebildiğini düşündüler. Yani, sürekli yüksek olan küçük tansiyonun bazı doku hasarlarına yol açma riskinin daha büyük olduğu teorisi geçerliydi. Fakat bu teori son yıllarda tekrar gözden geçirildi. Artık, büyük tansiyonun yüksek olmasının en az küçük tansiyon kadar önemli olduğu biliniyor. Hatta 50 yaşından büyük olanlarda büyük tansiyonun daha önemli bir risk faktörü olabileceği düşünülüyor. Küçük tansiyonunuzun 9’dan düşük, büyük tansiyonunuzun 14’ten yüksek olması, sizin izole sistolik hipertansiyon denen ve çok yaygın olan bir yüksek tansiyon probleminden muzdarip olduğunuzu gösterir.

 

  1. Uykusuzluk hipertansiyona neden olur mu?

 

Mayıs 2006’da Hipertansiyon Tıp Dergisi’nin yayınladığı bir rapora göre uzun süreli uykusuzluk hipertansiyon riskini artırıyor. Yaşları 32 ile 86 arasında olan 4810 katılımcı ile yapılan çalışmada, yaşları 32 ile 59 arasında olan ve günde 6 saatten az uyuyan katılımcılardaki yüksek tansiyon riskinin, 6 saatten fazla uyuyanlara 2 kat daha fazla olduğu görüldü. Yeterince uyumamak ve tansiyon arasındaki bu ilişkinin 59 yaşından daha yaşlı katılımcılarda çok da belirgin olmadığı gözlendi. Daha önceki çalışmalarda uyku apnesi ile kardiyovasküler hastalıklar arasında bir ilişki olduğu görülmüştü. Fakat yeterli olmayan uykunun uyku bozukluğu olmayan bireylerde de kan basıncını etkileyip etkilemediği net değildir. Bu çalışmayı gerçekleştiren araştırmacılara göre, günde 6 saatten az uyuyan kişilerde tansiyon riski ve bu durumun zaman içinde kronik bir hipertansiyon problemine dönüşme olasılığı artıyor. Az uykunun yüksek kan basıncı üzerine etkisini anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor ama bu çalışmaya göre 60 yaşından genç kişilerde uyku miktarı ve kalitesini artırmak yüksek kan basıncını önleme veya tedavi etmede önemli bir rol oynayabilir.

 

  1. Hipertansiyonu düşüren doğal bir destek var mı?

 

Sarımsak özlerinin kan basıncını ayarlamada etkili olabileceği ileri sürülse de eğer bir hipertansiyon hastası iseniz sorunu sarımsakla çözmeye çalışmanızı kesinlikle önermem! İlaç kullanmanız gerekiyorsa size en uygun, yan etkileri en az ilacı doktorunuz belirleyecektir. Mesela ginseng takviyelerinin bazı kişilerde kan basıncını yükselttiği biliniyor!

 

  1. En iyi tansiyon ilacı hangisi?

 

En iyi ilacı değil, size en uygun ilacı kullanmak daha akılcı bir yaklaşımdır. Her ilaç herkese uymaz. Başka birinde çok başarılı olan bir ilaçtan siz faydalanamayabilir, daha da kötüsü ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Kullanacağınız ilaca, dozuna, kullanım şekline doktorunuz karar vermelidir. Doktorunuz bu kararı verirken sağlığınızdaki diğer problemleri, kullandığınız diğer ilaçları da göz önüne alacaktır.

 

  1. Tansiyonun yükselmesine neden olan ilaçlar hangileri?

 

Evet, bazı ilaçlar tansiyon fırlamalarına neden olabilir. Özellikle hipertansiyon hastalarının bu ilaçlara karşı dikkatli olmasını öneriyorum. Soğuk algınlığı tedavisinde kullanılan ilaçların bazıları, kortizon içeren ilaçlar, bazı ağrı kesiciler, depresyon ilaçlarının bir kısmı, burun açıcı spreyler, aktif maddesi sibutramin olan iştah kesici zayıflama hapları gibi bazı ilaçların hipertansiyona yol açabildiği biliniyor. Şifa niyetine içtiğiniz bitkiler de bazen hipertansiyon nedeni olabiliyor. Örneğin efedra içeren “şifalı bitkiler” ve zayıflama ilaçlarının içine yasa dışı olarak yerleştirilen bazı maddeler tansiyonu ciddi biçimde artırabiliyor.

 

 

  1. Seks kan basıncını yükseltir mi?

 

Seks yaparken başlangıçta kısa bir süre için kan basıncının yükselmesi mümkün, fakat tansiyonu ilaçlarla ya da diyetle denetim altında olan bir hipertansiyon hastasının seks yapmasında sağlık açısından hiçbir risk yoktur. Ayrıca kan basıncı tansiyon ilacı ile dengelenmiş bir hipertansiyon hastası ereksiyon problemi yaşıyorsa Viagra, Cialis ya da Levitra gibi ilaçlardan da faydalanabilir.

 

  1. Şeker hastalığı hipertansiyona neden olur mu?

 

Hipertansiyon problemi olanlarda şeker hastalığı, şeker hastalarında da hipertansiyon problemi görülme olasılığı normalden daha yüksektir. Bununla birlikte şeker hastalığı ciddi bir hipertansiyon nedeni değildir. Ancak şeker hastalığı böbrek yetmezliği ya da ciddi damar sertleşmesi gibi sağlık sorunlarına yol açtığında tansiyonun da yükselmesine neden olabiliyor. Diğer yandan hipertansiyon ve şekerin beraberliği durumunda her ikisinin de neden olabileceği komplikasyonlara daha sık rastlanıyor. Unutmayın; sağlıklı bir beslenme programı, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü her iki hastalığı da kontrol altına almada etkili yöntemler.

 

  1. Potasyum tansiyonu düşürür mü?

 

Eğer hipertansiyon hastası iseniz diyetinizde mümkün olduğunca potasyumdan zengin gıdalara yer vermeye çalışın. Bunların başında muz geliyor. Bol bol potasyum içeren, hatta potasyum açısından bilinen en zengin gıda olan muzu abartmamak koşuluyla beslenme düzeninize eklemenizi öneriyorum. Muzu sağlıklı meyvelerin başköşesine yerleştiren temel özelliklerinden biri bilinen en zengin potasyum depolarından biri olmasıdır. Bir muzda ortalama 400-450 mg civarında potasyum bulunur. Vücut için son derece önemli bir mineral olan potasyum tansiyonu düşürme ve dengelemede son derece önemli görevler üstlenir. Yakın zamanda yapılan bir çalışma, düzenli olarak muz tüketmenin ilaca gerek kalmadan tansiyonu dengeleyebileceğini gösteriyor. Tabii meyveler söz konusu olduğunda, içerdikleri şeker ve kalori açısından her zaman kendinizi sınırlamanız gerektiğini unutmayın. Özellikle, kilo probleminiz varsa günde yarım muzu geçmemeye çalışın. Muz kadar olmasa da kayısı, şeftali, portakal ve patatesin de zengin potasyum kaynakları arasında olduğu aklınızda bulunsun. Mesela ekmek yerine yarım patates yiyebilirsiniz. Araştırmalara göre potasyumdan zengin beslenmek tansiyonunuzu düşürüyor, tansiyon hastası olma riskinizi az da olsa azaltıyor ya da daha düşük bir dozda ilaçla tansiyonunuzu kontrol altına almanıza yardımcı oluyor.

 

  1. Kalsiyum ve magnezyum faydalı mı?

 

Tansiyon kontrolü için daha fazla magnezyum ve kalsiyum tüketmeye özen gösterin. Amerika’da tansiyon ve beslenme ilişkisi üzerine yapılan kapsamlı bir araştırma da bu bilgiyi destekler nitelikte. Söz konusu ikilinin en çok bulunduğu gıdalar süt ve süt ürünleridir. Süt, yoğurt, peynir gibi bu mineraller açısından zengin kaynaklara diyetinizde mutlaka yer vermeye çalışın. Mesela ara öğünlerde ayran içerek kalsiyum ve magnezyumun tansiyonu dengelemek konusundaki maharetlerinden faydalanabiliriz. Özellikle ılık sütün tansiyonu düşürmekte hayli etkili olduğunu biliyor musunuz? Sütün içinde bulunan sakinleştirici bir maddenin tansiyon düşürmede etkisi olduğu düşünülüyor. Tabii, süt, yoğurt ve peynirin yarım yağlı olanlarını tercih edin. Hem kilo kontrolü hem de damar sertliği ve kolesterol açısından tercihinizi her zaman az yağlı olanlardan yana yapmaya özen gösterin. Peynirin de az tuzlu olanını tüketmeye dikkat edin. Çünkü tuzun hipertansiyonun başlıca nedenlerinden biri olduğu biliniyor.

 


22.07.2015