ALZHEİMER’İN 10 ERKEN İŞARETİ

Yaşlılık iyidir, hoştur da biraz yalnızlıkları, uykusuzlukları, ağrılar ve yorgunlukları, en çok da hastalıklarıyla korkutur bizi. Korkuların en başında da bellek kaybı (bunama), özellikle Alzheimer hastalığı gelir. Araştırmalar altmışını geçenlerin en az %40’ının belleği için endişelendiğini en fazla da Alzheimer hastalığından çekindiğini gösteriyor. İsterseniz sözü fazla uzatmadan önce “Alzheimer’in erken işaretleri hangileri?” sorusuna cevap arayalım, sonra da bellek tavsiyelerimizi yeniden hatırlayalım. Buyurun…

 

  1. İLERLEYİCİ HAFIZA KAYBI: Belleğin giderek güç kaybetmesi ve kaybın zamanla ağırlaşması Alzheimer’ in en önemli işareti. Ama şunu da bilelim: Yaşlanan her organ gibi beyin de fonksiyonlarından bir kısmını yerine getiremez, zayıf düşer. Sıradan ve kabul edilebilir bellek kayıplarını bu nedenle gözünüzde büyütmeyin ve bazı kayıpların yaşlanmanın normal bir parçası olduğunu unutmayın. Yaşa bağlı bellek kaybı bir hastalık olmaktan çok yaşlanmanın getirdiği doğal/normal değişikliklerin sonucudur. Ama bunların hiçbirisi mesleğinizi sürdürmenize, ev, aile, iş ve sosyal sorumluluklarınızı yerine getirmenize engel olacak kadar ciddi seviyelere varmamalı ve ilerleyici olmamalıdır.
  2. GÜNLÜK, SIRADAN, OLAĞAN İŞLERİ YAPMAKTA ZORLANMA: Alzheimer hastalığına giden yolculuk çoğu zaman her zaman yaparken zorlanmadığımız, yaşamımızın doğal parçası olan olağan bazı işleri/aktiviteleri yapmada, bazı bilgileri hatırlamada zorlanmayla başlar. Örneğin iyi bilinen bir yemeğin nasıl hazırlanacağı, zaten her gün yapılagelen ev işlerinin ya da rutin mesleki faaliyetlerin nasıl sürdürüleceğinde unutmalar görülür.
  3. DOĞRU SÖZCÜKLERİ BULMADA GÜÇLÜK: Böyle bir durumla karşılaştığınızda da lütfen hemen endişelenmeyin. Bazen hepimiz –gençler bile- iyi bildiği bir sözcüğü hatırlamada güçlük çekebilir. Alzheimer hastaları için bundan biraz daha fazlası söz konusudur. Onlar hastalıklarının erken döneminde bile basit ve bildik bazı sözcükleri unuturlar, unutmakla da kalmayıp yerine ilgisiz, anlamsız sözcükler koyarlar. Bu nedenle söylediklerini –bazen de yazdıklarını- anlamak zorlaşabilir. Örnek mi? Size “diş fırçasının nerede olduğunu?” sorarken, diş fırçası yerine “ağzım için kullandığım bir eşya” diyebilirler.
  4. ZAMANI VE YERİ KARIŞTIRMA: Bilincin ve belleğin en önemli fonksiyonlarından biri “zaman ve yer oryantasyonu”dur. Burada da küçük bir ayrıntı var. Hepimiz zaman zaman “haftanın hangi gününde olduğumuzu” karıştırabilir, herhangi bir anda “nereye gittiğimizi” unutabiliriz. Ancak Alzheimer hastaları için durum biraz farklıdır. Onlar yaşadıkları sokağı, bulundukları yeri ve oraya nasıl geldiklerini tümüyle unutabilirler, eve nasıl ve hangi yoldan geri döneceklerini karıştırabilirler.
  5. YARGILAMA HATALARI YAPMA: Yargılama yanlışlığı da normalde hepimizin ortak sorunlarından biri, insan olmanın ayrılmaz bir parçası. “Yanlış yargılamalar” hepimizin başına gelebilecek bir problem. Bahsetmek istediğim bu değil, biraz farklı bir şey: Alzheimer hastaları sıcak bir günde çok kalın giysiler giyebilirler. Tersine çok soğuk bir havada sokakta kısa kollu bir gömlekle de dolaşabilirler. Alışveriş yaparken gereğinden fazla para ödemek ya da para ödemeye itiraz etmek gibi yargı hataları (siz buna karar vermede hatalar da diyebilirsiniz) Alzheimer’in erken işaretlerinden biridir. 
  6. İNİSİYATİF KAYBI: Yaşlılık normalde de biraz “geri çekilme”yi gerektirir, yaşlandıkça çalışma hayatından ve sosyal aktivitelerden biraz uzaklaşmak normaldir. Alzheimer’ın başlangıç döneminde ise hastalar daha fazlasını gösterir, daha pasif bir tutum olabilirler. Örneğin televizyon karşısında hareketsiz saatlerce oturabilir, çok uzun süreler uyuyabilir ya da normal günlük aktivitelerini bile yapmak istemeyebilirler.
  7. KİŞİLİK DEĞİŞİKLİKLERİ: Burada da önemli ayrıntılar var. Yaşlılıkla birlikte herkeste bazı kişilik (huy) değişiklikleri olur. Yaşlandıkça kimi daha sakin, kimi daha sinirli olma eğilimine girer. Yaşlandıkça depresifleşen, tersine dışa dönük kişilik geliştirenler de olabilir. Bunların hepsi normaldir. Alzheimer hastalarında ise durum farklıdır. Onlar aile bireylerine karşı bile anlamsız şüpheler, kızgınlıklar ya da korkaklık ve çekingenlikler sergileyebilirler.
  8. EŞYALARI KAYBETME: Bu hastalığın erken döneminde bile dikkat çekici düzeyde olabilir. Hepimiz zaman zaman anahtar veya cüzdanımızı kaybedebiliyoruz. Daha doğrusu nereye koyduğumuzu unutuyor, sonra yeniden hatırlıyoruz. Alzheimer hastaları içinse durum biraz farklı. Onlar eşyaları olmamaları gereken yerlere koyar ve orada tamamen unuturlar. Örneğin buzdolabına bir ütüyü koyabilirler. Saatlerini şeker kâsesinin içine de bırakabilirler. Hastalığın biraz daha ileri döneminde bu eşyaların ne işe yaradığını bile  hatırlayamayabilirler (daha önce de yazdım, herkesin anahtarını bir yerde unutması normaldir, anormal olan anahtarın ne işe yaradığını hatırlayamamasıdır ve işte bu durumda bellekte ciddi bir sorun vardır).
  9. DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİKLERİ: Yine hepimiz zaman zaman ruhsal dalgalanmalar yaşarız. Alzheimer hastalarında ise bu dalgaların büyüklüğü de, sıklığı da artar. Alzheimerli biri hastalığının erken döneminde bile nedensiz ve aşırı öfke atakları yaşayabilir.
  10. ÇABUK DÜŞÜNMEDE PROBLEMLER: Herkes not tutar, tutmalıdır da. Çünkü sağlam bellek tutulan notlarda gizlidir. Sağlam bir beyin aldığı bu notları kullanarak basit ve hızlı çözümler bulur. Alzheimer hastaları ise not defterlerine baktıklarında yazdıkları numaraların, adreslerin ve diğer bilgilerin ne anlama geldiğini ve bunlarla ne yapacaklarını bilemezler. Özellikle ani ve beklenmedik durumlarda karar vermekte sorunlar yaşar, kararsız kalır ya da yanlış kararlar verirler.

 

UNUTMAYIN

 

GÜÇLÜ HAFIZA İÇİN İLK BEŞ TAVSİYEM

 

  1. Huzura odaklanın
  2. Stresten uzak kalın
  3. İyi uyuyun
  4. Egzersiz yapın (YÜRÜYÜN!)
  5. Destek alın: Omega-3 (özellikle DHA içeriği yüksek olanlar), B12, D vitamini, fosfatidilkolin veya citikolin, kaliteli ginkgo özleri, bacoba ekstraktları gibi

 

 NOT ALIN

 

BELLEĞİ DESTEKLEYEN 10 İYİ ALIŞKANLIK

 

  1. Yeni şeyler öğrenip farklı hobiler edinmek
  2. İlginç yerlere geziler yapmak
  3. Kitap okumak
  4. Briç ve satranç öğrenmek ve oynamak
  5. Bulmaca çözmek ve beyin alıştırmaları yapmak
  6. Tiyatro, sinema, müze gezileri ve sosyal aktivite gruplarına katılmak
  7. Gevşeme/rahatlama çalışmaları (dualar, meditasyon, yoga gibi) yapmak
  8. Doğru nefes almayı öğrenmek
  9. Sigarayı bırakıp alkolden uzak durmak
  10. Çok gerekmedikçe ilaç kullanmamak

 

BİR SORU/BİR CEVAP

 

EGZERSİZ BELLEĞİ NASIL GÜÇLENDİRİYOR?

 

Önce şunu bilelim: Egzersizin beyne güç ve kuvvet verdiği çok eski bir bilgidir,  bu konuda bir atasözümüz bile var: SAĞLAM KAFA SAĞLAM VÜCUTTA BULUNUR. İleri yaşlarına rağmen zihinleri hala su gibi berrak kalan kişilerin en önemli ortak alışkanlıklarının “AKTİF HAYAT/DÜZENLİ EGZERSİZ” olduğunu biliyoruz. Böyle olduğu için de her 2-3 yazımızda en az bir defa sizi “yürüyün!” diye uyarıyoruz. Bu uyarıyı lütfen ciddiye alın. O kadar ciddiye alın ki düzenli aktivite yapmanın, ısrarla aerobik egzersizlere odaklanmanın ve bilhassa yürümenin beyni besleyip takviye eden en önemli faktör olduğunu sakın unutmayın. Aktivitenin her türlüsünün daha düşük bir Alzheimer riski ve daha az bunama ihtimali anlamına geldiği defalarca kanıtlandı. Peki bu iş nasıl oluyor? Uzmanlara göre fiziksel egzersiz nöronların (sinir hücreleri) etrafında yerleşen ve onlara oksijen ve besin sağlayan kılcal damarların oluşumunu arttırıyor. Egzersizin yararı sadece nöronları daha iyi beslemekle de sınırlı değil, nöronlar arası bağlantıların –haberleşme hatları- yoğunluğunu da arttırıyor. Neticede egzersiz sayesinde beyninizdeki hücreler (nöronlarınız) hem daha fazla bilgi üretip depolayabiliyor, hem de bu bilgileri birbirlerine (ve size) daha kolay ve hızlı aktarıyor.

 

 

AKLINIZDA OLSUN

 

BELLEK SORUNLUYSA BUNLARA DİKKAT EDİN

 

  1. Tansiyonunuzu, şekerinizi, B12 ve D vitamini seviyenizi, demirinizi kontrol ettirin.
  2. Tiroid beziniz yavaş çalışıyor olabilir (hipotiroidi) baktırın.
  3. Kullandığınız ilaçlar (alerji ilaçları, sinir hapları, kolesterol tabletleri) belleğinize zarar veriyor olabilir araştırın.
  4. Beyin, omurilik sisteminizde bir hastalık olabilir muayene olun.
  5. Depresyonunuz olabilir yardım alın. 

26.10.2015