KALORİSİ DE, FAYDASI DA YÜKSEK 5 BESİN

Kalorisi yüksek besinler “kilo alacağımız” endişesiyle bizi korkutur. Haksız da sayılmayız. “Kalori bombası” besinlerin çoğunluğu içi boş, sağlık faydası filan olmayan ve yağlandıran şeylerdir. Mesela kurabiye! Mesela şöbiyet! Mesela reçeller! Ne var ki yüksek kalorilerine rağmen besinsel değerleri bakımından mükemmel olan bazı gıdalar da var. Bana sorarsanız bir yolunu bulup beslenme planlarımızda onlara da yer açmalıyız. İşte bunların ilk beşi...

 

 

  1. Kuruyemişler: Ceviz, badem, Antep fıstığı, yer fıstığı! Hepsi birer sağlık hazinesi. Kalorilerinin yüksek olduğu, 100 gramlarının yaklaşık 600 kalori civarında enerji içerdiği doğru ama her biri birer doğal eczane. Bol bol E vitamini, sağlıklı yağ, posa, magnezyum, B vitamini (folik asit dâhil), kolesterol düşürücü bitkisel strerol ve kaliteli bitkisel protein içeriyor. Günde 30 gramı geçmeyin, haftada 2-3 deneyin.
  2. Muz: Kalorisi yüksek olduğu için biraz çekinerek yediğiniz bir lezzet hazinesi. İri bir ithal muz yaklaşık 100-120 kalori içeriyor ama benim tavsiyem daha lezzetli ve daha az kalorili (1 tanesi 60-80 kalori) Anamur muzudur. Muz folik asit, niasin, riboflavin, tiamin ve B 6 vitaminlerinin bir arada bulunduğu müthiş bir B kompleks hapı ve muhteşem bir potasyum hazinesidir.
  3. Avokado: Muz gibi onun da ayrıcalıklı bir meyve olduğu kesin. Kalorisi yüksek de olsa bedenimizi onunla da buluşturmakta fayda var. İçinde sadece lütein, potasyum, magnezyum yok. Bol miktarda B6, E ve C vitamini de ihtiva ediyor. Orta boy bir avokadonun 250 kalori civarında enerjisi olsa da bir şeylerden kısıp ona da yer açmak lazım. Çünkü avokado tekli doymamış yağlardan çok zengin ve bu nedenle kalbimizi de koruyabiliyor.
  4. Kinoa: Son beş yılın favori tahılı. Bir tahıl ama neredeyse et, yoğurt, yumurta kadar protein zengini. Üstelik içindeki proteinleri oluşturan aminoasitler mühim mi mühim. Ayrıca inanılmaz bir omega-3 kaynağı. Omega-3 içeriği söz konusu olduğunda keten tohumu ile bile yarışmaya hazır. Bitmedi, kinoa aynı zamanda posa zengini bir besin. Bu nedenle kolesterol, şeker, tansiyon kontrolünde de işe yarayabiliyor. Bu nedenle yüksek kalorili deyip onu da bir kenara atmamakta fayda var. Arada bir kinoa salatası neden olmasın?
  5. Zeytinyağı: Diğer sıvı yağlar gibi zeytinyağının da bir yemek kaşığı 120 kalori civarında enerji veriyor ama o onu öbürlerinden ayıran müthiş avantajlara sahip. Bir kere içindeki yağların önemli bir kısmı sağlığa yararlı tekli doymamış yağlar. Ayrıca zeytinyağının kanserden korunma, kalp damar hastalıklarını önleme, belleği destekleme gibi daha pek çok önemli marifeti var. Kısacası ne zeytinden, ne de yağından vazgeçmek olmaz.

 

 

KESİP SAKLAYIN

 

HANGİ İÇECEK KAÇ KALORİ?

 

-Ayran (normal) 200 ml 100 kalori

- Ayran (yağsız) 200 ml 60 kalori

- Süt (normal) 200 ml 120 kalori

- Süt (yağsız) 200 ml 70 kalori

- Caffe latte 200 ml 100-150 kalori

- Meyveli meşrubat 250 ml 140 kalori

- Limonata (kutu) 330 ml 170 kalori

- Limonata (light, kutu) 330 ml 12 kalori

- Meyve aromalı soda 200 ml 82 kalori

- Gazoz 250 ml 110 kalori

- Kolalı içecek 330 ml 140 kalori

- Üçlü kahve karışımı 250 ml 125 kalori

- Taze sıkılmış meyve suyu (3 porsiyon meyveden) 150 ml 150 kalori

- Enerji içeceği (1 kutu) 110 kalori

Not: 200 ml yaklaşık bir su bardağıdır

 

 

 

 

 

AKLINIZDA OLSUN

 

YAŞLANMANIN 10 FARKLI İŞARETİ

 

Hayatın her dönemi gibi yaşlanmanın da bedensel ve ruhsal işaretleri var. Bunların bazılarının farkına bile varmıyoruz. Bugün size o noktalardan en önemlilerini, daha doğrusu ilk onluyu hatırlatmaya çalışacağım. Bunları bilmemizde fayda var, çünkü bu işaretlerin üçü, beşi bir aradaysa süreci yavaşlatmanın zamanı da gelmiş demektir. Hesabı kitabı ona göre yapmak lazım. Buyurun…

 

  1. Gazete, dergi ve televizyonlarda damar sertliği, hipertansiyon, şeker yüksekliği vb sağlık konularını, ekonomi, siyaset ve sportif mevzulardan daha çok izliyor veya okuyorsanız.
  2. Etrafınızdaki çocuk ve gençlerin size “amca, teyze, dede” gibi ön tanımlarla hitap etmelerinden hoşlanmıyorsanız.
  3. Kolesterolünüzü, tansiyonunuzu, şekerinizi daha çok merak etmeye başladıysanız.
  4. Sık sık “önemli olan bedensel değil, ruhsal yaşlanmadır, benim ruhum hala genç” diye düşünüyorsanız.
  5. Sözü ikide bir yaşlanmanın erdemlerine getiriyorsanız.
  6. Eskisinden daha sık doktora gidiyor, daha çok ve detaylı tahliller yaptırmayı istiyorsanız.
  7. Bir sonraki doktor ziyaretinde güçlendirici, enerji verici takviyeler istemeyi planlıyorsanız.
  8. Dost sohbetlerinde konuyu en iyi yemekler, en iyi lokantalara değil de en güvenilir doktor ve hastanelere getiriyorsanız.
  9. Sabahları daha yorgun kalkıyor, akşamları televizyon karşısında uyukluyorsanız.
  10. Giyiminizde kuşamınızda daha genç ve dinç görünmenin yollarını arıyorsanız.

 

BİR ÖNERİ

 

KIRMIZIDA DURUN, YEŞİLDE GEÇİN!

 

İnsülin direnci, gizli şeker ve ardından gelen şekerle mücadelede en önemli konu, önlem almak, problemi şeker hastalığı aşamasına gelmeden durdurmaktır. Yapmanız gereken aslında çok basit: İnsülin salgılanmasına neden olan gıdalardan uzak duracaksınız. Dilerseniz bu gıdalara ‘kırmızı yiyecekler’ diyelim. Pankreas bunları görünce sisteme insülin pompalıyor. Kırmızı yiyeceklere mümkünse el sürmeyin, el sürseniz bile sadece tadına bakın ve uzaklaşın! Unlu, şekerli gıdalar, fırın ve pastane işleri, tuzlu kurabiyeler, börekler, cipsler ve tatlıların hepsi bu gruba giriyor. Mesela çayı ele alalım. Çay faydalıdır, bunu hepimiz biliyoruz. Ama çayın içine ikişer şeker atar, günde on tane içerseniz pankreasın canına okursunuz. Eğer insülin direncini önlemek istiyorsanız, insülin salgılanmasına neden olan gıdalarla aranıza mesafe koymalısınız. Bu aslında hiç zor değil. Doğru seçimler yapmanız yeterli. Mesela, beyaz pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, beyaz ekmek yerine tam tahıllı köy ekmeğini tercih edin. Eğer makarna yemek istiyorsanız neden tam buğday unundan yapılmış makarna yemiyorsunuz? Canınız çok pizza çektiğinde yiyin (tabii çok sık olmamak kaydıyla) ama ince hamurlu olanından sipariş edin. Ayrıca, bazı kırmızı gıdalardaki tek sorun insülin direnci değildir. Cipslerin, sütlacın üstündeki yanık kısmın kanserojen olduğunu belirtmek istiyorum. Kebap bile yiyin ama bunlardan uzak durun! Süt ve peynir, yoğurt gibi süt ürünleri, az yağlı kırmızı et, balık ve yumurta rahatça yiyebileceğiniz besinler, yani yeşil yiyeceklerdir. Hipoglisemisi olanlar hayvansal gıdaları, çok yağlı olmamak kaydıyla, rahatça yiyebilirler. Ispanak, pırasa, marul, pazı gibi az karbonhidrat içeren sebzeleri de dilediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Mesela yumurtalı ıspanak ya da yoğurtlu ıspanak harika kombinasyonlar!

 


10.12.2015