EGZERSİZ Mİ, AKTİVİTE Mİ?
“Aktif yaşam” ayrı, “egzersiz” ve “spor” yapmak ayrı şeylerdir. Bu benim düşüncem. Bana göre daha çok hareket edip kas ve eklemlerimizi daha sık ve bol kullanırsak bu bizim “aktif” bir hayat sürdüğümüz, “aktivitesi yüksek biri” olduğumuzu anlatır. Örneğin asansör yerine merdiven kullanıyorsak, içeceğimiz suyu mutfaktan bardağımıza gidip kendimiz dolduruyorsak, bahçemize kendimiz bakıyor, ufak tefek mesafelerde araba yerine ayaklarımızı kullanıyorsak, ev işlerimizi başkalarına havale etmek yerine kendimiz yapıyorsak bütün bunlar bizim aktif bir hayatımız olduğu anlamına geliyor. Ama sağlık için bu kadarı yetmiyor. İyi ve sağlıklı bir hayat sürüp Allahın takdir ettiği ömrü mutluluk ve huzurla tamamlamak istiyorsanız “düzenli egzersiz” yapma alışkanlığını da bunlara eklemek zorundasınız. Diğer taraftan ben egzersizle sporun da aynı şeyler olmadığı düşüncesindeyim. Nedenine gelince… Buyurun…
BANA GÖRE
EGZERSİZ AKTİVİTEDEN DAHA ÖNEMLİ
Herhangi bir kas grubunu belli bir ritim ve sıklıkta, belli bir düzen içinde tekrar tekrar kullanırsanız bu sizin “egzersiz yaptığınız” anlamına da gelir. İster yüzüp kol, omur, sırt, beden ve bacak adalelerinizi kullanın, ister yürüyüp kalça, bacak ve baldır adalelerinize yüklenin, ister dans edip kaslarınızın hepsini belirli bir ritimle, belirli bir zaman aralığında harekete sevk edin, isterseniz diğer egzersizleri (bisiklete binmek, golf oynamak, tenis, voleybol gibi) yapın prensipte pek fark etmiyor, bütün mesele “egzersiz” olarak tanımladığımız bu keyifli süreçleri her gün olmasa bile haftanın en az dört günü belirli bir süre tekrarlamak zorundayız. Benim “düzenli egzersiz yapma alışkanlığı” denilen şeyden anladığım budur ve yukarıda yazdığım egzersiz seçimlerinin içinde öncelikli tercihim –artık hepiniz biliyorsunuz- “yürüme”dir. Bana göre insan bedeni adeta yürüme için planlanmış bir cihaz gibidir ve bu cihazı her yaşta formda tutmanın tek yolu her gün en az ortalama 30-45 dakika tempolu yürümektir. Ayrıca bir küçük notum daha var: Yakın zamanda tamamlanan bir çalışma net ve açık olarak gösterdi ki saat başı iki dakika yürüseniz bile ölüm riskiniz %33 azalıyor. Ben hastalarıma bu süreyi “beş dakikaya” çıkarmalarını, gün boyu “her saat başı beş dakika” yürümelerini –evinizde ya da büronuzda bile yürüyebilirsiniz- tavsiye ediyorum.
BİR NOT
EGZERSİZ SPOR FARKI
Egzersizle sporun farklı şeyler olduğunu düşünenlerdenim. Bana göre “spor yapmak” aktif hayat ve egzersizden farklı bir durumun ifadesidir. Belirli bir sportif aktiviteyi (futbol, voleybol, tenis, basketbol, yüzme) eğer sadece ruh ve beden sağlığınız için yapar ama bunu belirli bir hedefe odaklanarak (ekonomik bir gelir beklemeden) sürdürürseniz (örneğin amacınız madalya kazanmak ya da takım oyuncusu olmaktır) bana göre siz amatör bir sporcusunuzdur. Yok eğer bir sportif aktiviteyi ekonomik bir gelir alanı, bir meslek, bir iş olarak sürdürüyorsanız bu sizin profesyonel sporcu olduğunuz anlamına gelir. Tabiî ki bunlar benim düşüncelerim. Katılan veya katılmayanlar olabilir. Bir hekim olarak benim önerim şu: Aktivitesiz hayat olmaz, aktivite boynumuzun borcudur. Ama eğer daha iyi, daha kaliteli, daha sağlıklı bir yaşam sürmek istiyorsak aktif hayatı mutlaka egzersizle de taçlandırmamız lazımdır.
KESİP SAKLAYIN
EGZERSİZ İÇİN 10 MÜHİM SEBEP
DÜZENLİ EGZERSİZ YAPMANIN hayatımızı nasıl iyileştirdiği ve ömrümüzü neden ve nasıl daha kaliteli hale getirdiğini merak ediyorsanız detaylar ve düzenli egzersiz yapmanız için on mühim sebep.
- Kilo kontrolü sağlıyor: Düzenli egzersiz yapanlar yapmayanlara oranla kilo kontrolünde daha başarılı. Özellikle dengeli ve yeterli beslenen biriyseniz egzersiz yaşa bağlı yağlanmayı da önlüyor.
- Kemik ve kasları güçlendiriyor: Yaşa bağlı kas kaybını (sarkopeni) yavaşlatmanın, bitmedi yaşlanırken de yeni kas hücreleri kazanmanın ve de mevcut kas hücrelerini daha güçlü kılmanın yolu düzenli egzersizden geçiyor. Yaptığınız her fiziksel faaliyet kemiklerinize kalsiyum pompalıyor, güç, kuvvet veriyor, kemik erimesini yavaşlatıyor.
- Tansiyonu dengeliyor: Düzenli egzersiz yapan biriyseniz hipertansiyon problemi ile karşılaşma ihtimalinizin bir hayli az olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Araştırmalar egzersiz tutkunlarının sadece kan basınçlarının değil, nabızlarının da daha düşük olduğunu doğruluyor.
- Şekeri düşürüyor: Egzersiz sadece kan şekerini değil, kan kolesterol değerlerini de düşürüyor. Düzenli egzersiz diyabete karşı alınabilecek en güçlü önlemlerden biri olarak gösteriliyor. Ayrıca trigliseridi azaltan, iyi kolesterolü yükseltip kötü kolesterolü düşüren etkileri nedeniyle de düzenli egzersiz güçlü bir anti kolesterol ilaç gibi çalışıyor.
- Belleği destekliyor: Egzersizin belleği de koruyabildiğini gösteren çok güçlü kanıtlara sahibiz. Daha çok ve sık egzersiz sadece Alzheimer a değil, diğer nedenlere bağlı bellek sorunlarını da sınırlıyor.
- Kanser riski düşüyor: Düzenli egzersiz alışkanlığının özellikle prostat, kalın bağırsak, meme kanseri riskini ciddi ölçüde azaltabildiğini yıllar önce öğrendik. Yeni çalışmalar ise bu faydanın başka pek çok kanser için de (pankreas, karaciğer, yumurtalık) söz konusu olduğunu gösterdi. Kısacası kanserden korunma söz konusu olduğunda da egzersiz öne çıkıyor.
- Cinsellik güçleniyor: Düzenli egzersiz yapanlarda cinsel hayat daha güçlü ve daha uzun süreli. Özellikle yaşlanan erkeklerde egzersiz sıklığı ile testosteron hormonu üretimi arasında pozitif bir ilişki olduğu kesin.
- Uykuya kalite geliyor: Eğer daha derin ve keyifli bir uykum olsun istiyorsanız egzersize hemen başlayın. Özellikle REM uykusunu güçlendirmenin en etkili ilacı da düzenli egzersiz yapmak ama dikkat yatmadan hemen önce değil!
- Depresyondan koruyor: Bana göre egzersizin en önemli yararlarından biri de stresi azaltıp depresyona karşı güçlü bir bariyer oluşturmasıdır. Depresyonun hafif formlarında sorunu antidepresan ilaç kullanmadan yalnızca düzenli egzersizle kontrol altına alabilmenin mümkün olduğunu gösteren kanıtlar var. Kısacası egzersiz antidepresan ve anti stres etkileriyle de ruhsal sağlığa ciddi katkıları olan güzel bir alışkanlık.
- Mutluluk yüklüyor: Egzersiz sürecinde salgılanan mutluluk hormonlarının (endorfin ve selotonin) miktarında ciddi bir artış olduğu da kesin. Egzersiz tutkunlarının kendilerini daha mutlu hissettikleri uzun süredir zaten bilinen bir ayrıcalık.
24.12.2015