TİROİT TEDAVİSİ SABIR İSTER
Hep söylerim, yazarım: Tiroit bezi metabolizmamızın orkestra şefi gibidir. Metabolizma hızını korumak, fonksiyonlarını etkin ve düzenli devam ettirmek, vücut sıcaklığını belirli bir düzeyde tutabilmek için yeterli oranda tiroit hormonuna ihtiyacımız vardır. Tiroit hormonu fazla gelince kalbe yük bindirip, hızlı ve düzensiz çalışmasına neden olabilir. Kalp krizine bile yol açabilir. Aynı zamanda kemik kaybına ve osteoporoza sebep olabilir. Çok az tiroit hormonuna sahip olmanız ise sizi yorgun hissettirir, kilo almanıza sebep olur.
TİROİT HORMONU NASIL ALINMALI?
Tiroit hormonunun emilimi yediklerinizden ya da kullandığınız ilaçlardan etkilenebilir. Kalsiyum, demir tabletleri, mültivitaminler, kolesterol düşürücü ilaçlar, antasitler tiroit hormonunun emilimini etkileyen ilaçların başında gelir. Bu yüzden tiroit hormonunu almanın en ideal yolu boş mideye, diğer ilaçlardan önce almaktır. Çoğu insan için bu sabah uyanınca ilk iştir. Bazıları da yatmadan önce almayı tercih eder. Tiroit hormonunun uyku düzeninizi etkilemeyeceğini bilmek bu seçeneği de değerlendirebilmenizi sağlar.
Kan tahlillerindeki hormon değerlerinize göre doktorunuzun belirlediği ilaç dozunu kullanmalı ve kontrol zamanlarınızı aksatmamalısınız. Doz fazlalığı, çarpıntı, kalp atımının hızlanması ya da daha ciddi durumlarda göğüs ağrısı şeklinde hissedilebilir. Açıklanamayan kilo kayıpları ve ishal fazla tiroit hormonu alımının bir sonucu olabilir. Aksine, yeteri kadar almıyorsanız kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Kilo artışı ve kabızlık da gözlenebilir. Kadınlarda ayrıca düzensiz ya da uzun, ağrılı adetler olabilir. Bunlardan herhangi birini yaşadığınızda kan tiroit hormonu seviyenize baktırmanızda ve doktorunuzla iletişime geçmenizde yarar vardır.
BİR UYARI
GEBELİK VE TİROİT HORMONU
Tiroit hormonu kullanan hanımların gebe kalmadan önce doktorlarıyla bu kararı paylaşmalarını öneririm. Almakta olduğunuz tiroit hormon dozu değişebilir. Gebelik sürecinde daha önceden alınan doz miktarında %25-50 civarında artış yapılması gerekebilir. Bunun kesin değerini, ne zaman ve ne sıklıkta hangi tetkiklerle kontrolünün sağlanacağını doktorunuzla kararlaştırmalısınız.
Bazen gebeliğin geç farkına varılabilir. Bu sebeple, geciken ilk adet ile birlikte gebelik testi yaptırıp, tiroit hormonu seviyeniz ile ilgili doktorunuzdan bilgi almanızda yarar vardır. Gebeliğin ilk üç ayında, cenin, nörolojik gelişimi için annenin tiroit hormonundan yararlanır. Bu da bebeğin kendi tiroit bezi gelişene kadar yaklaşık on iki haftalık bir zaman demektir. Bu süreçte tiroit hormonu seviyeniz ayda bir kez düzenli olarak kontrol edilmelidir. Daha sonraki dönemde de 6-8 hafta aralarla takibe devam edilmelidir.
BİR BİLGİ
TİROİDİN ARKASI SAĞLAM OLMALI
Boynunuzda yer alan tiroit bezinizin arkasında, Paratiroit hormonu üreterek vücudunuzdaki kalsiyum ve fosfor seviyelerini düzenleyen önemli bir yapı yer alır: Paratiroit bezleri. Hipoparatirodi, paratiroit bezlerinin yeterli paratiroit hormonu (PTH) üretememesi durumunda oluşan bir sağlık sorunudur. Tiroit problemleri kadar sık görülmese de paratiroit yetmezliği yaşam kalitesini etkileyen önemli bir sorundur. Bu sağlık sorununda, kandaki kalsiyum seviyeleri düşerken fosfor seviyeleri artar. Paratiroit yetmezliği, doğumsal olabileceği gibi, bazı bağışıklık sistemi dengesizliklerinde de görülebilir. Tiroit ameliyatları sırasında paratiroit bezlerinin zarar görmesi veya alınması da paratiroidi nedenidir. Çözümü, düzenli olarak kalsiyum ve D vitamini destekleri almak, kalsiyumdan yüksek, fosfordan düşük bir beslenme planı uygulamaktır.
DR. EVREN ALTINEL
24.06.2014