HALSİZLİK YAPAN İLK 10 ŞEY…
Halsizlik yaygın bir sorun. Son yıllarda sık karşılaştığımız bir problem olduğu da kesin. Önemli, önemsiz, geçici, kalıcı birçok sebebi var. Geçicisi herkesin başına gelebilecek bir durum olduğundan, fazla önemsenmemeli. Basit bir grip bile insanı paçavraya çevirebilir. Üstelik bu derin “bitkinlik” gripten sonra 3-4 hafta bile sürebilir. Uzun sürelisi, hele hele 6 haftayı geçeniyse ciddiye alınıp incelenmeli. İncelenmeli zira hayat kalitesini bozmakla kalmıyor, ciddi, hayatı tehdit edici bazı hastalıkların ilk işareti de olabiliyor. Evet konumuz “halsizlik” bugün. Buyurun…
KESİP SAKLAYIN
İLK BEŞ
- UYKU SORUNLARI: Eğer uykularınızın tadı tuzu kaçtıysa ertesi güne dinlenmiş ve zinde başlamanız imkânsız gibidir. Bu durum kalıcı hale gelmişse de halsizlik ve bitkinliğin yol arkadaşınız haline gelmesi kaçınılmazdır. Uyku sorunlarının her türlüsü, bilhassa da “uyku apnesi” ve “horlama” en mühim halsizlik nedenlerinden biri.
- DEPRESYON: Özellikle kalıcı ve ilerleyici halsizliklere isteksizlik, mutsuzluk, endişe ve kaygı hali, uyku bölünmeleri, odaklanma güçlükleri, unutkanlıklar, alınganlıklar ve de baş ağrısı gibi sorunlar da eşlik ediyorsa akla öncelikle depresyonu gelmeli.
- HİPOGLİSEMİ: Halsizim, yorgunum, bitkinim diyenlerin çoğu “gizli hipoglisemik” kişilerdir ama onlar bundan habersizdir. Sabah uykudan düşük kan şekeri ile uyanan yani gece boyunca beyni şekerden mahrum kalan biri isteksiz, endişeli, kaygılı, yorgun ve halsizdir. Çoğu zaman da yataktan ters kalkmış kafasını toparlayamamış, mutsuz biridir. Ve bu arada da mutlaka az ya da çok keyifsiz ve bitkindir. Gün içinde tekrarlayan hipoglisemi nöbetleriyse onun halsizliği daha da derinleştirecektir.
- KANSIZLIK: Özellikle hanımlarda (bilhassa da genç hanımlarda) halsizlik denince akla ilk önce kansızlık, öncelikle de demir eksikliği akla gelmelidir. Sadece demir eksikliğinin değil diğer kansızlık tiplerinin de halsizlik yapabileceği de aklınızda olsun.
- TİROİD TEMBELLİĞİ: Tiroid bezi salgıladığı hormonlar nedeniyle enerji metabolizmasının orkestra şefi gibidir. Eğer şu veya bu nedenle (İltihap, tümör, bağışıklık bozukluğu) hastalanır da yeterince T3 ve T 4 hormonu üretmezse metabolizma yavaşlar ve siz kendinizi “halsiz, enerjisiz ve yorgun” hissedersiniz. Eğer halsizliğinize kilo alma, ödem/şişme, kabızlık, cilt kuruluğu, saç-kaş dökülmesi kırılması, üşüme gibi şeyler de eklenmişse tiroid fonksiyonlarınızı hemen kontrol ettirmenizi öneririm.
KESİP SAKLAYIN
İKİNCİ BEŞ
- İLTİHABİ HASTALIKLAR: İster mikrobik, ister başka nedenle oluşsun iltihabi süreçlerin tamamı (kronik inflamasyon) bedeninizi halsiz ve yorgun düşürür. Nedeni vücudun bütün güç ve dikkatini o bölgeye, o soruna yoğunlaştırması, enerji kaynaklarını, savaşçılarını, imkânlarını o bölgeye yollaması ve neticede yorgun ve halsiz kalmasıdır. Tabi başka sebepler de var.
- KANSERLER: Belki şaşıracaksınız ama uzun süren halsizliklerde biz doktorların aklına mutlaka “kanser ihtimali” de gelir. Özellikle de halsizliğe terleme, kilo kaybı, iştahsızlık, kansızlık/solukluk gibi sorunlar eşlik ediyorsa bu ihtimal daha da belirginleşir. Zaten bu nedenle “halsizlik deyip geçmemek lazım” diyorum.
- VİTAMİN, MİNERAL EKSİKLİĞİ: Kansızlığa yol açsın ya da açmasın bazı vitamin ve minerallerin eksikliği de halsiz düşürebilir. Mesela B 12 eksikliği çok önemli bir halsizlik/yorgunluk nedenidir. Keza sodyum, potasyum düşüklüğü ya da uzun süre magnezyum azlığı da halsizlik nedenleridir.
- İLAÇLAR: Eğer herhangi bir ilacı kullanmaya başladıktan bir süre sonra kendinizi halsiz ve yorgun hissetmeye başlamışsanız probleminizin kullandığınız ilaçla (ya da ilaçlarla) ilişkili olabileceğini de unutmayın. Halsiz düşürebilecek ilaçların başında uyku hapları, antihistaminikler, ruhsal gevşeticiler geliyor. Kolesterol haplarının özellikle kas halsizliğine yol açabildiği de kesin bir bilgi. Antidepresanların, mineral kaybına yol açan idrar söktürücü ve kabızlık haplarının da birer kronik halsizlik nedeni olabilmeleri mümkün. Uzun süre kullandığınız her ilacı sorgulayın. İlacı kendi kendinize bırakmayın ama doktorunuzla yan etkilerini tartışmaktan da korkmayın. Ayrıca “bu iş ilaçsız olmaz mı, doğal bir çözümü yok mu?” diye sormayı da unutmayın.
- HORMONAL EKSİKLİKLER: Böbrek üstü hormonlarının eksikliği bilinen en güçlü halsizlik nedenlerinden biridir. Kadınlarda östrojen yoksunluğu (menopoz), erkeklerde testosteron düşüklüğü (andropoz) de mühim birer yorgunluk sebebidir. Hormonal eksiklikler listesine girmez ama “organ yetmezlikleri”nin her türlüsünün, özellikle kalp, karaciğer ve böbrek yetmezliklerinin de ilk işaretinin halsizlik olabileceğini bilmenizde fayda var.
YENİ BİR ÖNERİ
HER AKŞAM 2 KURU SİYAH ERİK!
Bir aralar “ceviz-kayısı” trendi vardı. Akşam iki kayısı yenir, iki ceviz içi bir bardak suda bırakılıp ertesi sabah önce suyu içilir, sonra da afiyetle cevizler yenirdi. Faydası var ya da yok, mühim değil. Ben de destekledim bu “masum öneri”yi. Şimdi de size benim yeni bir önerim var: “HER AKŞAM İKİ KURU ERİK!” Nedeni mi? Bir değil, birçok gerekçem var. Bir kere kuru erik lezzetli mi lezzetli aynı zamanda da doyurucu bir doğal atıştırmalık. Üstelik çok da faydalı. Mesela mı? Çok yeni bir yayın net ve açık olarak gösterdi ki kuru erik en güçlü kalsiyum kaynaklarından biri. Her akşam yenecek 2-3 kuru siyah erik kemikleri korumada muhtemelen süt veya yoğurt kadar etkili. Diğer taraftan çok güçlü bir posa kaynağı. İçindeki özel kimyasalların da etkisiyle kabızlığa karşı da etkili bir doğal destek. Ayrıca bağırsak, meme gibi kanserlerden korunma ve şekeri önlemede de oldukça güçlü bir besin. Bana göre siyah eriğin en güçlü taraflarından biri de antioksidan kapasitesi. Kuru siyah erik bilinen en güçlü pas önleyicilerinden biri. “Her akşam iki kayısı” formülü her zaman geçerli ama “her akşam iki siyah kuru erik” formülünü de denemenizde fayda var. Bitmedi! Kuru eriğin potasyum, demir ve vitamin gücü de bir hayli fazla. Ben bir haftadır uygulamaya başladım bu yeni kürü. Çok da memnunun. Size de öneririm.
AKLINIZDA OLSUN
KOLESTEROL HAPLARI UNUTKANLIK YAPABİLİR
Kolesterol yüksekliğinin tedavisinde kullanılan ve “statin grubu ilaçlar” olarak bilinen hapların yan etkilerinden biri de belleği/hafızayı olumsuz etkilemeleridir ve statinlerin bu tür olumsuz etkileri en çok kadınlarda görülmekte, özellikle de kırk yaş sonrası kadınlar bu sorunla daha sık karşılaşmaktadır. Statinlerin bu yan etkiyi hangi mekanizmayla yaptıkları net ve açık olarak bilinmiyor. Eğer bu grup ilaçlardan birini yutuyorsanız ve belleğinizin giderek zayıfladığı fikrindeyseniz doktorunuzla konuyu görüşmeniz iyi olur. Ayrıca şu bilgiyi de bir kenara not edin: Güvenilir bazı merkezlerde yapılan uzun süreli araştırmaların sonuçlarına bakılırsa statinler “yangı azaltıcı/baskılayıcı” yani “antienflamatuar” etkileri sayesinde belleği olumlu yönde de etkileyebiliyorlar. Güvenilir bazı araştırmalarda uzun süre statin kullananların bunama riskinin daha düşük olduğu gösterildi. Kısacası konunun iki farklı yönü var…
ÖNEMLİ
ÇOCUKLARINIZ DİŞLERİNİ FIRÇALIYOR MU?
Diş sağlığı çok mühim bir konu. Ağızdaki her bir çürük diş kalbi de, böbreği de, beyni de hasta eder. Ayrıca sağlıksız her diş daha kötü çiğnemeye, daha kötü beslenmeye yol açar ve daha sık mide bağırsak hastalığı, reflü, gastrit, kolit, daha çok kilo sorunu demektir. İşte bu nedenle çocuklarımıza “düzenli diş fırçalama alışkanlığı”nın, düzenli el temizliği kadar önemli olduğunu anlatmalı, bu alışkanlığın günlük yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası olmasını sağlamalıyız. Bunun yolu da önce bizler, sonra da ilköğretimden geçiyor. Diş fırçası ve diş macunu tüketiminde neredeyse Avrupa sonuncusu ve bu nedenle de ağız sağlığının en bozuk olduğu ülkelerden biriyiz.
HATIRLATMA
D VİTAMİNİNİZ YETERLİ Mİ?
Kardı, yağmurdu derken kışın yarısını tamamladık. Yine de önümüzde “güneşsiz” 2-3 ay daha var. Dolayısıyla D vitamini rezervleriniz bir hayli azalmış olmalı. D vitaminin faydalarını yeniden sayacak değilim. Size sadece D vitamini yetersizliğinin mühim bir “hastalık hazırlayıcısı” olduğunu yeniden hatırlatma istiyorum. Eğer imkânınız varsa D vitamini seviyenize baktırmanın tam da zamanıdır. Unutmayın: 30’un altı değerler risklidir. 30-50 arası idare eder, 50-70 aralığı ise güvenilirdir. 100’ü geçmemekte fayda var.
15.02.2016