ON SORUDA PİLATES
Pilates popülaritesi hızla artan bir egzersiz. Çok yönlü faydaları nedeniyle benim de yürekten desteklediğim bir aktivite. Ama onda da kafa karıştıran, yanlış algılanan ya da doğru sayılan bazı ayrıntılar var. İsterseniz daha kolay akılda kalabileceğinden hemen sorular ve cevaplara geçelim.
- KİLO VERDİRİR Mİ?
Pilates aktivitesi ile bir saatte harcayacağınız enerji miktarı ve temizleyeceğiniz insülin oranı kilo kaybı bakımından ciddi bir şey ifade etmez. Bu pencereden baktığınızda pilates hiçbir zaman kilo kaybı sağlayan ya da kilo koruma programlarında uygulanan egzersizlerin –örneğin tempolu yürüyüşlerin- yerine geçmez. Ama yine de kilo programında olan birinin egzersiz programında pilatese de yer vermesi iyi olur. Mesela şöyle bir formül: Haftada beş gün yürüyüş, iki gün pilates.
- BOY UZATIR MI?
Ergenlik sonrasında hiçbir sporun boy uzatıcı etkisi yok. Doğal olarak pilatesten de böyle bir fayda beklemek yanlış olur. Ama yine de kaslarınıza kazandırdığı form ve kıvam nedeniyle pilates sizi daha ince ve uzun gösterebilir.
- BEL FITIĞI YAPAR MI?
Bilinçsiz ve yanlış yapılan her spor gibi pilates de hatalı uygulandığında sizi bel fıtığı hastası yapabilir ya da uykuya yatmış bir bel fıtığını yeniden aktive edebilir. Bilinçli bir pilates çalışmasıysa bel kaslarını güçlendirerek bel fıtığını önlemeye destek de olacaktır.
- SIRT AĞRILARINA İYİ GELİR Mİ?
Sadece iyi gelmez, çok iyi gelir ve bu pilatesin en mühim başarılarından biridir.
- FİBROMİYALJİ İLE MÜCADELEDE İŞE YARAR MI?
Kesinlikle yarar! Fibromiyaljide en büyük tehdit ağrılardan bıkıp hareketsiz bir yaşam tarzı seçmektir. Ayrıca fibromiyalji ağrılarının en çok kaynaklandığı yerler de kaslar ve kirişlerdir. Pilates kas ve kirişler için kas gevşetici ilaçlardan daha etkilidir.
- STRESİ AZALTIR MI?
Azaltır! Pilates çalışmaları sayesinde stres yönetiminde başarılı sonuçlar alan birçok hastam oldu. Üstelik çoğunda boyun, sırt, hatta baş ağrıları kısa bir süre sonra kayboldu.
- DENGEYİ DESTEKLER Mİ?
Hem de nasıl! Pilates vücut kaslarını dengelediği ve taraf kaslarını güçlendirdiği için yaşlılık döneminde gelişebilecek düşmelere en etkin önlemlerden biri.
- KEMİK ERİMESİNİ YAVAŞLATIR MI?
Kesinlikle! Kaslara uygulanan her zorlama germe hareketi kemikleri “daha fazla kalsiyum depolaması” yönünde uyarır. Bu nedenle düzenli pilates çalışmaları yapan kadınların kemikleri sağlam olur.
- UYKUYA İYİ GELİR Mİ?
Her egzersiz gibi pilatesin de uykuyu desteklediği söylenebilir. Bana göre kas gevşeten ve stres azaltan faydaları nedeniyle pilates uykusuzlara tavsiye edilecek ilk egzersizlerden biridir.
- DEPRESYONA FAYDASI OLUR MU?
Olur! Her egzersiz gibi pilatesin de depresyonla mücadelede işe yarayabileceğini düşünüyorum.
UNUTMAYIN
HER LOKMA ÖNEMLİDİR
Ağzımıza giren her lokma sağlığa ya da hastalığa giden yolun baş mimarlarından biridir. Bu nedenle her lokmanızı önemseyin. Kan şekerinizden kolesterolünüz ve ürik asidinize, kalsiyumunuzdan magnezyumunuza, demirinizden folik asidiniz ve B 12 vitamininize kadar onlarca sağlık parametrenizin temel belirleyicisi o lokmalardır. Kanda şeker, insülin ilişkisini etkileyen, leptin, glukagon detaylarını belirleyen, dolayısıyla kilonuz hakkındaki gizli kararları veren de yine o lokmalardır. Kabızlık mı çekeceğiniz, yoksa bağırsaklarınızı rahatça mı boşaltabileceğinize de lokmalar karar verir. Antioksidan kapasiteniz, bağışıklık gücünüz de lokmalarınızın yapısı, içeriği ile bağlantılıdır. Kansere, damar sertliğine eğilimli ya da dirençli olmanızda da lokmalar baş mimardır. Bitmedi! Ne sıklıkta acıkacağınız ve sofrada nelere ilgi duyacağınıza bile ağzınıza atacağınız lokmalar karar veriyor. Kimi lokmalar size yemek sonrasında dinçlik verirken kimi de uyku hali, kafa karışıklığı yapıyor. Sık acıkmanız, yorgun düşmeniz, önünüze gelen her şeye açlık ya da tatlı krizleriyle saldırıya geçmenizde de lokmalar çok ama çok etkili. Özeti şu: Lokmaların sadece lezzetine bakmayın. Lezzet tabiî ki çok önemli ama daha önce de yazdığım gibi damak çatlatan lezzetlerin bazıları maalesef kanser çağıran ve/veya damar çatlatan lezzetler de olabiliyor. Sağlığınızı düşünüyorsanız ağzınıza giren her lokmayı izleyin.
BİR BİLGİ
OMEGA-3 NASIL KULLANILMALI?
Omega-3 destekleri en yaygın faydalandığımız besin takviyeleri. Omega-3 eksikliği herkesi, her yaş ve cinsi ilgilendiren bir sorun olduğundan bu desteklerden faydalanmak –imkanı olanlar için- akılcı bir seçim. Ama burada da bazı ince ayrıntılar var. Başlıcaları şunlar… Omega-3 destekleri günün her saatinde alınabilir ama en uygun zaman sabah saatleri ve kahvaltı sonrası. Her gün düzenli olarak kullanılmaları daha faydalı ama arada bir ara vermek ya da sadece balık yemediğiniz günlerde o hapları yutmak da doğru bir yol. Balık omegaları keten omegalarından, krill omegaları balık omegalarından, balık yumurtası (havyar) omegaları ise krill omegalarından biyolojik bakımdan daha güçlü. Dolayısıyla daha faydalı. Ayrıca krill ve havyar omegalarında ağızda balık tadı oluşması, geğirti, bulantı, şişkinlik ve benzeri yan etkilere pek rastlanmıyor. Bunlar daha ziyade balık yağından elde edilen omegalarda görülen sorunlar. Havyar ve krill omegalarının yapıları farklı çünkü. Bunlar sadece yağda eriyen balık omegalarından farklı olarak suda eriyebilen fosfolipid yapılar. Bu da hem faydalarını arttırıyor, hem de yan etkilerini azaltıyor. Ayrıca kolin ve astaksantin bakımından zengin olmaları da mühim bir ayrıcalık. Bu son iki madde karaciğer ve beyin dostu doğal moleküller. Omega destekleri kilo da aldırmıyor. Hatta bazı çalışmalarda kilo kaybına destek olabilecekleri de gösterilmiş. Prostat kanserini tetikleyebilecekleri yönündeki bilgilerin ise yanlışlığı net ve açık olarak gösterildi.
OKUR SORUSU
EN GÜÇLÜ OMEGA KAYNAKLARI HANGİLERİ?
En basit ve uygulanabilir sıralama şu olabilir:
- BALIK: Balığın yaşadığı su ne kadar soğuk, balık ne kadar yağlıysa omega-3 gücü o kadar fazladır.
- DOĞAL HAYVANSAL ÜRÜNLER: Eğer bulabilirseniz doğada serbest dolaşıp beslenen hayvanların (kuzu, keçi, tavuk) etleri, sütleri, yumurtaları da bol miktarda omega-3 içerebiliyor.
- TOHUMLAR: En zengin kaynak keten tohumudur. Kabak ve ayçiçeği çekirdeklerinde de omega var.
- YEŞİL BESİNLER: Yeşilliklerde de bir miktar bitkisel omega-3 (ALA) bulunuyor. Yeşillik ne kadar kalın yapraklı ise omega-3 gücü o oranda fazla oluyor. Bilinen en güçlü omega-3 kaynağı yeşil besin ise semizotu.
- YAĞLI TOHUMLAR: En başa cevizi yazın. Arkadan da sırayla şunları ekleyin: Fındık, fıstık ve badem.
BİR UYARI
İDRAR SÖKTÜRÜCÜLERDEN UZAK DURUN
İdrar söktürücüler böbrekleri etkileyerek vücuttan su kaybını arttıran ilaçlar. Hepsinin farklı yan etkileri var, yan etkilerin biri ise hepsinde de ortak. Diüretiklerin tamamı vücuttan kontrolsüz su ve mineral kaybı yapabiliyor. Bu nedenle idrar söktürücüleri olur olmaz kullanmak zararlı. Özellikle “vücudumdan su atacağım, hafifleyip kilo kaybedeceğim” diye idrar söktürücü kullanmak vücuda ciddi zararlar verebiliyor. Sürekli kullanım potasyum, magnezyum eksikliğine yol açıyor.
19.02.2016