5 SORU/5 YANIT
Sayfamızı bugün “sizden gelen sorular”a ayırıyoruz. Bu arada “bahar diyeti”nin ikinci haftası ve “kolay ve kalıcı kilo kontrolü” konusundaki tavsiyelerimiz de devam edecek. Buyurun…
SORU 1: KAÇ TÜRLÜ GUATR VAR?
Antalya’dan gelen bu sorunun geniş açılımı şu: “Doktorum zehirli guatr olduğumu söyledi ve hemen tedaviye başlamak istedi. Oysa annemin de otuz yıldır guatrı var ama o ilaç kullanmıyor!” İster nodüllü, ister nodülsüz, nodüllü ise ister tek, ister çok nodüllü (yumrulu) olsun, ister çok küçük, ister çok büyük olmaları fark etmiyor, guatrlar da basitçe üçe ayrılıyor: Aşırı hormon üretenler, normal hormon üretenler, yeteri kadar hormon üretemeyenler. Aşırı hormon üreten guatrlarda “hipertiroidi” tanımı kullanılıyor. Tiroid hormonu fazlalığının vücutta yaptığı “toksik” etkiler nedeniyle bunlara “zehirli guatr” da deniyor. “İç guatr” olarak adlandırılanlar da var. Bunlar hemen tedavi edilmeli. Bazı guatr olgularında ise tiroid hormonu üretimi bir hayli azalıyor. Bunlara “hipotiroidi” tanısı konuyor. Bunların da “hormon desteği” ile tedavi edilmeleri lazım. Guatrların çoğunda ise hormon üretimi normal olarak devam ediyor. Bunlara da “basit guatr” diyoruz. Bunlara hiç dokunmamak ve sadece takip etmekle yetiniliyor.
SORU 2: HORLAMAK YORAR MI?
Bu soru da Gaziantepli bir okurumuzdan geliyor, okur; “uzun süredir eşim horlama sorunum olduğunu söylüyor, her sabah yorgun uyanıyorum, sebebi horlama olabilir mi?” düşüncesine yanıt arıyor. Haksız da değil. Horlama başlı başına ciddi bir yorgunluk sebebidir. Özellikle burun tıkanıklığı, geniz eti, fazla kilolar gibi nedenlerle birlikte olduğunda, hele bir de gece boyu tekrarlayan solunum durması ataklarıyla sürdüğünde horlama ciddi bir yorgunluk nedenidir. Gece boyunca apne (solunum durması) atakları geçiren ve bunun farkında olmayan ve ciddi horlama problemi olanların çoğu ertesi sabaha “gece boyunca direksiyon sallayan tır veya otobüs şoförleri” kadar yorgun uyanırlar, baş ağrısından, dikkat dağınıklığından, unutkanlıktan da yakınırlar. Horlama problemini ciddiye alın.
SORU 3: HİNDİSTAN CEVİZİ FAYDALI MI?
Yarım kase kadar dilimlenmiş Hindistan cevizinde bol miktarda posa (4 gr), potasyum (150 meq), magnezyum (15 mg) ve bol miktarda da (10-15 gr) sağlığı destekleyici yağ var. Hindistan cevizinin son zamanlarda pek gündemde olmasının iki nedeninden biri mineral (elektrolit) zenginliği. Özellikle egzersiz yapanlar Hindistan cevizi içeceklerini bu nedenle tercih ediyorlar. Bir diğer neden de içindeki yağların özelliği. Hindistan cevizindeki yağların önemli bir bölümü doymuş yağlar ama bu doymuş yağların önemli bazı farklılıkları var. Hindistan cevizi orta zincirli yağ asitlerinden (MCT) çok zengin bir yağ yapısına sahip. Bunların önemli bazı sağlık yararları olabileceği anlaşılıyor. Ayrıca Hindistan cevizindeki yağın önemli bir bölümünü laurik asit ve kaprik asit oluşturuyor ki bu yağın da üçte bir mikrop öldürücü etkisi var. Taze dilimlenmiş Hindistan cevizinden kalorisini dikkat alarak rahatlıkla faydalanabilirsiniz, tabiî ki bulabilirseniz!
SORU 4: BEL ÇEVREMİ LAZERLE KÜÇÜLTSEM İŞE YARAR MI?
Bu soru da İstanbullu bir okurdan geliyor. Okur bel çevresinin 120 cm olduğunu, bel çevresi kalınlaşmasının hipertansiyon, şeker hastalığı ve kalp damar hastalığına yol açabileceğini öğrendiğini, görüştüğü bir güzellik merkezinin de “lipoliz yöntemiyle bel çevresini küçültmeyi önerdiğini” belirtiyor. Ardından da “yöntemin işe yarayıp yaramayacağını” soruyor. Yanıtımız net ve açık: Bel çevresi genişliğine yol açan karın içinde biriken ve karaciğeri, pankreası, böbreği sarıp iltihap ve hormon üreten bir yapıya dönüşen yağlanmadır. İçerdeki bu metabolik süreçleri ve neticesinde gelişen yağları temizlemede cilt altındaki yağları azaltmanın tıbbi bir faydası değil olsa olsa estetik bir yararı olabilir. Böyle bir işlem sağlık risklerinizi azaltmaz.
SORU 5: ALFA LİPOİK ASİT NASIL KULLANILMALI?
Bu soru da Ankara’dan, Ankaralı bir hanım okurdan geliyor. Alfa lipoik asit farklı amaçlarla kullanılabilen güçlü bir antioksidan. Eğer şeker hastalığına bağlı sinir kılıfı zararlanmalarını (nöropati) azaltmak amacıyla kullanıyorsanız günde 400-600 mg dozda alfa lipoik asidi sürekli kullanabilirsiniz. Tabiî ki doktorunuzla konuşarak, onun tavsiyesini ve onayını alarak. Bu güçlü antioksidanı “cilt desteği” olarak kullananlar da var. özellikle omega-3 ve CoQ10 ile birlikte kür halinde kullanımının kırk yaş üstü hanımlarda cilde “yeniden yapılanma” ve “oksitleyici zararlardan korunma” yönünden destek olabileceği fikrine ben de katılıyorum. Bu amaçla kullanmayı düşündüğünüzde yılda iki veya üç kez üçer aylık kürler yapın. Kür boyunca her sabah 200 mg alfa lipoik asit, 100 mg CoQ10 ve DHA zengini güçlü bir omega-3 (tercihen havyar veya krill omegası) yutun. Tabiî ki ekonomik durumunuz el verirse.
UNUTMAYIN
HIZLI DİYET YOLDA BIRAKIR
Kısa süreli ve çok düşük kalorili diyetlerin daha hızlı kilo kaybı yaptıkları eski bir yalandır. Gerçek bunun tam tersidir. Bu diyetlerle –bunlara şok diyetler de deniyor- belki başlangıçta hem de hızla kilo verebilirsiniz ama diyetiniz biter bitmez verdiğin kiloların en az iki katını en fazla iki ay içinde geri alırsınız. Şok diyetler kilo kontrolünde yapılabilecek en büyük hatalar, vücuda verilebilecek en ağır cezalardır. Kontrolsüz ve hızlı kilo kaybının neler yapabileceğini yandaki kutuda bulabilirsiniz.
AKLINIZDA OLSUN
HIZLI KİLO KAYBININ ZARARLARI
- Saç dökülmesi ve tüylenme sorunları
- Ürik asit artışı ve böbrek taşları
- Safra kesesi taşları
- Adet düzensizlikleri veya adetlerin tamamen ortadan kalkması, erken menopoz
- Depresyon ve diğer ruhsal sorunlar
- Kas erimesi
- Bağışıklık çökmesi
BAHAR DİYETİ (2. HAFTA)
2. GÜN
KAHVALTI
*3 renkli omlet
1 yemek kaşığı zeytinyağı ile karışık yeşillikler: roka, tere, maydanoz ve taze nane kullanabilirsiniz
ÖĞLE YEMEĞİ
6 çorba kaşığı kıymalı kabak kalye
3 yemek kaşığı kinoa: pişirirken dereotu ve nane ekleyiniz
ARA ÖĞÜN
3 adet kuru erik + 2 bütün ceviz içi
Limon dilimli yeşil çay
AKŞAM YEMEĞİ
1 adet fırında derisiz tavuk but
Fırında domates soslu patlıcan, kabak
BİR TARİF
ÜÇ RENKLİ OMLET
3 adet yumurtanın sadece beyazlarını bir kapta çırpın içine küçük kareler halinde doğranmış kırmızı, yeşil ve sarı biberleri ve bir tutam kekik ve kuru nane ekleyin. Hafifçe yağladığınız tavaya dökerek pişirin. 1 YK zeytinyağı ile karışık yeşillikler: roka, tere, maydanoz ve taze nane kullanabilirsiniz
13.04.2016