ORUÇ NEDEN VE NASIL İYİLEŞTİRİYOR?
Beden ve ruh arasındaki ilişkiler her zaman başa baş gitmiyor, bazen sorunlu da olabiliyor. Ruhun hoşlandığı şeyler bedene, bedenin hoşlandığı şeyler de ruha zarar verebiliyor. Örnek mi? Yemeyi, içmeyi, güzel sofralarda oturup sohbet etmeyi hepimiz severiz. Bazen de masada ne varsa silip süpürür, sonra da üzerine koca bir tabak tatlıyı afiyetle midemize indirmeyi deneriz. Ama buna bedenimiz anında isyan eder. Kısa bir süre sonra gazdan, şişkinlikten kıvranan, yorgun, terli, uykulu biri haline de gelebiliriz. Ya da tam tersi: Bedenimizin çok arzuladığı şeyleri yapmaya kalkınca da ruhumuzu hasta eder, en azından incitiriz. Özetle hayatımızdaki pek az şey bedeni de ruhu da “aynı anda ve iyi yönde” etkiler. Bunlardan biri de ramazan ayı ve onun getirdikleridir.
Ramazan ayı bize bağışlanmış bir “şifacı” gibidir. Bir “vites değiştirme” ve “mola verme” zamanıdır. Bir “yavaşlama” ve “hayatı ıskalamayı bırakma” fırsatıdır. Zaten bunun için de bedene de, ruha da iyilik verir. İkisini de hafifletir. İkisine de keyif ve huzur yükler. İkisini de zenginleştirir. Kısacası ona sadece “oruç” olarak bakmaz, sürecin tamamını bir bütün olarak doğru ve eksiksiz anlayıp uygularsanız bu güzel ay “doğal bir ilaç” ve de bir “iç doktor” gibidir.
Bugün hayatımızı her yönden etkileyebilecek farklı, huzur ve coşku dolu, hoş ve güzel bir aya başlıyoruz. Bu ay kendimize yeniden ve bir kez daha “çekidüzen” vereceğiz. Bir yandan bedenen ve ruhen zenginleşip çoğalırken, diğer yandan fazlalıklarımızdan kurtulacak, toksinlerimizi atıp arınacak, özetle “temizleneceğiz”.
Ben, prensip olarak; ramazanda yaşayacağımız her ritüelin bize, ruhumuz ve bedenimize iyi geldiğini düşünürüm. Tanıdıklarımın, hatta bazı hastalarımın “oruç tutabilir miyim?” sorularını istisnalar dışında “Evet tutabilirsiniz. Eğer bir sağlık sorununuz varsa, ilaç kullanıyorsanız, özellikle uzun süredir tedavi gördüğünüz bir hastalık söz konusuysa sizi izleyen doktorunuzla da mutlaka konuşun” şeklinde yanıtlarım.
Ama en başta da belirttiğim gibi yanıtım genelde “evet”tir. Yanıtımın bu kadar net ve açık olmasının nedeni ise son derece basittir: Ben orucun ve bir bütün olarak bu güzel ayın “bedensel, ruhsal, moral ve sosyal” olarak da bize iyi geleceğini kabul ederim.
Peki, herkes oruç tutabilir mi? Tabiî ki değil. Oruç tutmanın sağlığa olumsuz etkiler yapabileceği bazı durumlar da var. Bu hafta yarın KELEBEK’te devam edecek yazılarımızda orucun sağlığımız ve hastalıklarımız üzerine yapabileceği etkileri anlatacağız. Buyurun…
UNUTMAYIN
DİYET DEĞİL NİYET AYI
Ramazan süresince “arınma ve inanma” faaliyetlerini birlikte ve uyum içinde sürdürmek sağlığı olumlu etkiler. Sağlam bir kişinin daha sağlıklı olmasını destekler. Bununla birlikte ramazan ayı ve orucun “diyet zamanı değil, niyet zamanı” olduğu unutulmamalıdır. Oruç bedeni ve ruhu arındırıp hafifletir ama ne diyet, ne de detoks yapmak anlamına gelmez. Orucun sağladığı iyilik hali fiziksel olmaktan çok ruhsal, duygusaldır. Ayrıca oruç tutamamak da ramazan coşkusunu yaşamanızı engellemez. Eğer herhangi bir nedenle oruç tutamıyorsanız sürecin ruha iyi gelen “duygusal arınma” fırsatından da yararlanmayı bilmelisiniz.
AKLINIZDA OLSUN
ZİYAFET DEĞİL İBADET!
- İftarı da, sahuru da abartmayın. Özellikle iftar sofralarını ibadet olmaktan çıkarıp ziyafet haline getirmeyin. İftarınızı açarken sakin ve yavaş olun. Hızlı yemeyin. Acele etmeyin. Yiyecekleri uzun uzun çiğnemeye özen gösterin.
- Önce susuzluğunuzu giderin. Mümkünse de çorbayla başlamayı deneyin. Yağı ve tuzu fazla olmayan çorbaları tercih edin. Çorbanızı çok sıcak içmeyin, birazcık soğumasına müsaade edin. Hazır değil, ev yapımı çorbaları tercih edin. Yoğurtlu çorbalar ve tavuk suyu çorbalar, mercimek ve domates çorbalarına öncelik verin.
- Çorbadan sonra yemeğe bir salata ve zeytinyağlı ile devam edin, ana yemeğe daha sonra geçin.
- Kızartılmış yiyeceklerden, ağır hamur işi yemeklerden, yağlı, kızarmış böreklerden uzak durun.
- İftara güçlü bir proteinli yemekle başlamak ama bu arada kaliteli karbonhidratları (zeytinyağlı sebze yemekleri, fasulye, bezelye, nohut, mercimek) da sofrada bulundurmakta fayda var.
- Tatlı olarak az şekerli sütlü tatlıları tercih edin. Cevizi ve sütü bol bir güllaç, bol tarçınlı sütlaç, muhallebi veya kazandibi doğru seçimler.
- Mümkünse tatlı ya da meyve hakkınızı ara öğün gibi düşünüp teravih namazı sonrasına bırakın.
- Mutlaka ama mutlaka sahura kalkın. Sahursuz iftara bedeniniz isyan bile edebilir. Sahuru olabildiğince geç saatlere erteleyin. Gece 12’de sahur niyetine bir şeyler yiyip tok karna yatağa girmeyin.
- Sahur seçimleriniz de protein yönünden güçlü olsun. Menemen, bol peynirli, kepekli bir sandviç mükemmel seçimlerdir. Sahuru “hoşaf+pilav veya börekle” geçiştirmeyin. Sahurda da kana yavaş yavaş karışan tam gıdalardan oluşturulmuş besinler seçin.
- İftar sahur aralığında bol su, bitki çayı ve çay için. Sıvı ihtiyacınızı ayranla, maden suyuyla zenginleştirin. Ayran daha çok protein, doğal yağ, maden suyu daha fazla mineral kazanmanıza yardımcı olacaktır.
Not: Yaşasın Hayat kliniği diyetisyenleri Nilüfer Bayram, Müge Başer ve Gözde Ateş’in destekleriyle hazırlanmıştır.
AKLINIZDA OLSUN
BUNLAR DA ÖNEMLİ…
- Pişirme yöntemi olarak kızartma veya yağda kavurma besinleri değil, sulu tencere yemeklerini, haşlama ve yağsız ızgara yöntemlerini seçin. Fırında ve buharda pişirilmiş besinlere öncelik verin.
- Yağ ve tuz ilavesinde aşırıya kaçmayın.
- İftarda da “geleneksel besinler” yiyip içmeye bakın. Bilmediğiniz, alışkın olmadığınız, sindirim sisteminize yabancı, hazmı zor besinlerden uzak durunuz.
- Su konusu önemli. Gün boyu susuz kalan vücudunuzun yiyecek kadar suya da ihtiyacı var. İftarınızı açarken suyu tercih edin ama unutmayın uzun süren susuz saatlerden sonra birden içilen fazla miktarda su midenizi rahatsız edebilir. Oda ısısında bir bardak suyla iftarı açmak daha iyidir. İftar yemeğinde su içmemeye çalışın. Yemekten 15-20 dakika sonra tekrar su içebilirsiniz. Suyu oturarak için ve yavaş yavaş yudumlayın. Su ihtiyacınızı diğer sağlıklı içeceklerle (çay, ayran, madem suyu) destekleyin. Hazma iyi gelen rezene, adaçayı, ıhlamuru tercih edin.
- Acılı baharatlı besinlerden uzak kalmaya çalışın. Hafif, hazmı kolay şeyleri tercih edin. Hazır değil, ev yapımı yiyeceklere öncelik verin. Eğer orucunuzu lokantada açacaksanız yemeklerinde güvenli yağlar kullanan lokantaları tercih edin.
- Kola, gazoz, meyve suyu konsantreleri gibi içinde katkı maddeleri bulunan gazlı, şekerli, asitli içeceklerden uzak durun.
Not: Yaşasın Hayat kliniği diyetisyenleri Nilüfer Bayram, Müge Başer ve Gözde Ateş’in destekleriyle hazırlanmıştır.
BİR BİLGİ
KİMLER ORUÇ TUTAMAZ?
- İnsülin kullanan şeker hastaları
- Kanser tedavisi görenler
- Ciddi ölçüde kalp, böbrek, karaciğer, akciğer yetersizliği olanlar
- Psikiyatrik sorunları nedeniyle kontrol altında olan ve yoğun ilaç tedavisi uygulananlar
- Belirgin hafıza/bellek sorunu yaşayanlar
- İleri derecede yaşlı ve düşkün kişiler
- Şiddetli hipoglisemi sorunu olanlar
- Sık aralıklarla ilaç kullanmak zorunluluğu bulunanlar
BUNLAR DA ÖNEMLİ
RUHUN DA BESLENMEYE İHTİYACI VAR
- Ramazan süresince ruhsal zenginliğinizi güçlendirmeye, manevi yapınızı desteklemeye, inanç dünyanızı büyütmeye gayret edin.
- Aile büyüklerinizi, dost ve akrabalarınızı ziyaret edin. Onlarla güzel vakitler geçirin. İmkânlarınızı paylaşın. Eğer varsa ihtiyaçlarını gidermeye çalışın.
- Komşularınızla, arkadaşlarınızla daha sık görüşmek, birlikte keyifli vakit geçirmek için fırsatlar yaratın.
- Gündeminizde “iyimserlik, yardımseverlik, hoşgörü, affedicilik, iltifat, sevgi” gibi sözcüklere daha sık yer verin.
- Kıskançlık, öfke, düşmanlık, olumsuzluk, yargılama, endişe gibi düşüncelerden ise uzak kalmaya çalışın.
- Rahmete kavuşmuş büyüklerinizi, dost ve akrabalarınızı da unutmayın, onlara da dualar, iyi dilekler yollayın.
ÖRNEK MENÜ
İFTAR
2 adet hurma
Çorba (kurubaklagil ve sebze çorbalarını tercih edin)
1 köfte kadar peynir
4-5 adet zeytin
Salata
1/8 – 1/4 Ramazan pidesi veya 1-2 dilim tam buğday unundan yapılmış ekmek
10- 15 DAKİKA SONRA
|
1. SEÇENEK |
2.SEÇENEK |
|
Kıymalı sebze yemeği veya kurubaklagil yemeği Yoğurt veya ayran veya cacık Salata *Esmer ekmek veya ramazan pidesi |
Izgara köfte Yoğurt veya ayran veya cacık Salata * Esmer ekmek veya ramazan pidesi |
|
3. SEÇENEK Tam buğday unundan sandviç ekmeğinin arasına aşağıdaki seçenekleri koyabilirsiniz. · Beyaz peynir + hindi füme · Haşlanmış tavuk · Ton balığı 1 su bardağı ayran |
|
DYT. NİLÜFER BAYRAM
ÖNEMLİ
SAHURA KALKMADAN ORUÇ TUTMAYIN
Günde 4-6 öğünle beslenen bir vücudun bir anda öğün sayısının ve içeriğinin azalmasıyla oluşacak sağlık risklerini ortadan kaldırmak için iftara ayrı, sahura ayrı önem verilmelidir. Bu 5 öğünle ihtiyacımız olan enerji, besin öğeleri ve sıvı miktarını sadece iftar yemeğiyle karşılamak zor ve sakıncalı bir davranış olacaktır. Bu sebeple mutlaka vücudunuzun ihtiyacı olan besin öğelerinin bir kısmını sahurda sağlamak ve oruç için hazırlanmak daha uygun ve sağlıklı olur. Besin seçimlerinizi yaparken ertesi gün harcayacağınız enerjiyi boş kalori kaynakları ile (poğaça, kek, bal, reçel, mayalı hamurlar) almanız sadece karın çevrenizdeki yağ dokusunu destekleyecektir. Sahurda bol bol su tüketmeyi ve sağlıklı besinlerden seçilmiş hafif bir öğünü tercih etmeyi unutmayın!
SAHUR İÇİN ÖNERİLER
|
1. SEÇENEK |
2. SEÇENEK |
|
Çorba Sebze yemeği Salata Yoğurt Tam buğday unundan yapılmış ekmek
3. SEÇENEK 2 adet yumurta akı ve bir tam yumurta ile yapılmış sebzeli omlet Tam buğday unundan yapılmış ekmek Ceviz Süt Meyve |
Süt Peynir *Yumurta Zeytin Tam buğday unundan yapılmış ekmek veya pide Şekersiz meyve kompostosu
|
DYT. NİLÜFER BAYRAM
06.06.2016