ROMATİZMA TEHDİT EDİYOR
Günlerdir eklemlerinizdeki ağrılar nedeniyle doğru dürüst uyuyamadınız. Yorgun ve güçsüz kaldınız. Dizlerinizdeki hareket zorlanması ve şişme de canınızı sıkıyor. Sorun yeni de değil. Birkaç yıldır hep gümdemde. Anımsayın: Her şey 2-3 yıl kadar önce yürürken, özellikle de merdiven çıkarken diz eklemlerinizdeki ağrıyla başladı. Başlangıçta pek önemsemediğiniz bu geçici ağrılar zamanla kalça eklemlerinize, hatta sırt eklemlerinize kadar yayıldı. Şimdi neredeyse parmak eklemlerinizin bile ağrıdığından yakınıyorsunuz. Özetle durum biraz tatsız! Peki sorun ne? Sorun eklemlerinizde gelişen romatizmal değişimler.
Erkekseniz 50 yaş, kadınsanız 40 yaş civarında aynı sorunlar sizin de kapınızı çalabilir. Özellikle menopoz sonrasında kadınlarda osteoartrite yani yaşlılık romatizmasına bağlı ağrılar hayatın olağan keyfini bir hayli kaçırır. Bütün bu süreçlerin esas nedeni ise yaşlanmayla birlikte eklemlerde yastık görevi yapan kıkırdak dokusunun aşınması ve kaybıdır. Eklemin iç yüzeyindeki bu narin, kaygan ve elastik yastığın yapısının giderek bozulması ve zamanla da yok olması, eklem yüzeylerinde sürtünmelere, aşınmalara, yıpranmalara sebep olur. Yaşamınızı berbat eden, canınızı yakan eklem ağrılarının nedeni, işte bu eklem yüzeylerindeki sürtünmelerdir. Detaylar için buyurun…
BİR NOT
KİMLER RİSK ALTINDA?
Osteoartrit sorunu kadınları daha çok ilgilendirir. Yaşlandıkça bu tür bir romatizmayla karşılaşma olasılığınız artmaktadır. Menopoz dönemine girilmesiyle birlikte bu sorun daha da sıklaşır ve ağırlaşır. Pek çok çalışmada, genetik eğilimin etkin olabileceğini göstermiştir. Eğer annenizde babanızda ve yakın akrabalarınızda osteoartrit hastalığı yoğunsa sizde de ortaya çıkma olasılığı fazladır. Kilo fazlalığı ve şişmanlık, özellikle diz, kalça ve bel eklemlerinde osteoartritin daha erken ortaya çıkmasına, hızlı ve ağır seyretmesine yol açar. Eğer düzenli egzersiz ve fiziksel aktivite alışkanlığını erken yaşlarda edinmemiş, hareketsiz bir yaşam sürdürmüşseniz eklemlerinizi ve birlikte görev yaptığı kas ve bağları yeterince güçlendirmemişseniz osteoartrit riskiniz daha yüksektir. Ama sorunu sakın bir “yaşlılık problemi” gibi de görmeyin. Bu tür romatizmal sorunlar aslında yetişkinleri, hatta gençleri bile tehdit ediyor. Nedeni de bildik bir başka güncel problem: OBEZİTE! Evet, eklemlere binen herbir fazla kilo, o eklemin en az 10 yıl daha erken yaşlanması, yıpranması, hasar görmesi anlamına geliyor.
İYİ BİLGİ
KİLOYA DİKKAT!
Osteoartritle mücadelede ideal kilonuzu korumanız çok mu çok önemli bir yaklaşımdır. Alacağınız her kilonun diz, kalça ve bel eklemlerinize yük bindireceğini hiçbir zaman unutmamalısınız. Vereceğiniz her kilo ve bel çevrenizdeki her santim incelme, riskinizi azaltacaktır. Eklemlerinizi desteklemek için kıkırdak hasarını engelleyen ve osteoartrit riskinizi neredeyse üç kat azaltan C vitaminini yeterli miktarda almalısınız. D vitamininin kemiklerinizi güçlendireceğini ve hastalığın gidişini yavaşlatabileceğini unutmamalısınız. Eğer beslenmeniz bu besin unsurları açısından fakirse, ilave C ve D vitamini desteği için doktorunuzla konuşabilirsiniz.
UNUTMAYIN
EKLEMLERİNİZİ KORUYUN
Eklemlerinizi korumak için yapabileceğiniz en önemli şey, yaralanmalardan kaçınmanızdır. Erken yaşlarda dizlerini yaralayanlarda ileri yaşlarda osteoartrite yakalanma olasılığının 2-3 kat artacağı belirlenmiştir. Bilinçsiz yapılan bazı egzersizlerle de eklemlerinizi zorlayabilirsiniz. Bu nedenle yaptığınız egzersiz türüne dikkat etmeli, orta ve ileri yaşta ilk kez egzersize başlıyorsanız, doktorunuzdan, egzersiz fizyolojistlerinden veya fizyoterapistlerinden yardım istemelisiniz. Eklemlerinize aşırı yük bindiren günlük sıradan hareketlerden kaçınmalısınız. Çömelme, diz çökme veya ağırlık kaldırmayı gerektiren bir işte çalışıyorsanız bel, kalça ve diz eklemlerinize aşırı yük bindiren hareketleri yapmamaya çalışmalısınız.
BİR BİLGİ
TEDAVİDE GEÇ KALMAYIN
Herhangi bir sebeple eklemleriniz yaralanmışsa, burkulma ve gerilmelerde dinlenme, buzla kompres yapma ve incinen yeri yukarı kaldırma gibi çözümleri ihmal etmemelisiniz. Sorun kısa sürede iyileşmezse bir doktordan yardım talep etmelisiniz. Gecikme veya yanlış tedavi ekleminizde daha sonra osteoartrit oluşmasına sebep olabilir. Eklemlerinizde herhangi bir yaralanma, o ekleminizin dinlenmesini zorunlu kılar. Ama sürekli dinlenmeyi fazlaca uzatırsanız yürümeye başladığınızda problem yaşayabilirsiniz. Bu nedenle eklem hareketsizliğini uzatmamanızda ve istirahat ederken bile egzersiz fizyolojistinizin önerdiği bazı hareketleri zaman zaman yaparak eklem hareketliliğini korumanızda fayda vardır.
BİR HATIRLATMA
DOĞAL DESTEKLERDEN YARARLANIN
Pek çok çalışmada osteoartriti önlemede ve tedavide glukozamin ve kondroitin sülfat desteğinin yararını düşündüren veriler saptanmıştır. Kondroitin sülfatın kartilaj üretimini artırdığı belirtilmektedir. Bu destek, etkin steroit yapısında olmayan yangı dindirici ve ağrı hafifletici ilaçlarla birlikte kullanıldığında, eklem ağrıları daha belirgin ve hızlı olarak azalabilir, kalça ve diz eklemlerinin hareket kabiliyeti artabilir. Glukozamin de aynı ilaçlarla birlikte kullanıldığında, özellikle diz ekleminde sorunu olan hastalarda, hem ağrıyı azaltmakta, hem de hareket yeteneğini kolaylaştırmakta ve artırmaktadır. Bu destekleri hiçbir zaman doktorunuz önermeden ve dozaj ayarlaması yapmadan kullanmamalısınız. Kullanım süresini ve miktarını sadece tecrübeli uzmanlara bırakmalısınız. Aksi takdirde önemli yan etkilerle karşılaşabilirsiniz.
UNUTMAYIN
DOĞRU TEDAVİ ÇOK ÖNEMLİ
Basit ağrı kesici ilaçlar (parasetamol, asetil salisilik asit) başlangıçta çoğu kez yeterlidir ama siz yine de bu amaçla kullanacağınız her türlü ilaca sadece doktor önerisiyle başlamalısınız. Özellikle önceden belirlenmiş bir karaciğer sorununuz varsa ve alkol kullanıyorsanız ağrı kesicileri yutarken daha bir dikkatli olmalısınız. Bir süre sonra ibuprofen, diclofenak, naproksen ihtiva eden daha etkin ilaçlara da ihtiyacınız olacaktır. Sadece reçeteli olarak kullanılabilen bu ilaçlar özellikle 60 yaş üzerindeyseniz midenizi tahriş edebilir, mide kanamalarına yol açabilir. Bu ilaçlar, uygun dozda kullanıldıklarında, oldukça güçlü ve sindirim sistemi yan etkileri çok düşük olan tedavi araçlarıdır.
BANA GÖRE
SADECE İLAÇLA YETİNMEYİN
Osteoartrite bağlı ağrılarınızı azaltmak ve yaşam kalitenizi geliştirmek için hareket yeteneğinizi hep korumalısınız. Bu amaçla bir fizyoterapist, egzersiz fizyolojisti veya fizik tedavi uzmanı bir hekimle işbirliği olanakları aramalısınız. Fiziksel aktivite artırıcı egzersizler, fizik tedavi uygulamaları, masajlar ağrılarınızı azaltabilir. Tedavide kaplıcalardan ve diğer doğal sulardan da yararlanmanız mümkündür.
OKUR SORUSU
GLUKOZAMİN YARARLI MI?
Glukozamin, eklem kıkırdağının bileşenlerinde yer alan birçok kimyasalın yapıtaşıdır. Glukozaminin yaşlanmayla ilişkili romatizmal bir hastalık olan osteoartrite bağlı eklem ağrılarını azalttığını, eklemleri kıkırdak hasarından koruduğunu gösteren çok sayıda çalışma yayımlanmıştır. Bu nedenle de iç hastalıkları, romatoloji ve ortopedi uzmanlarının reçetelerinde son zamanlarda daha sık yer almaktadır. Günde 2 doz şeklinde toplamda 1500 mg civarında alınması tavsiye edilmektedir. Günde yalnızca 750 mg ile yetinenler de olabilir. Kan şekerini artırabildiğinden, diyabetlilerin kullanmadan önce daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Kabuklu deniz hayvanlarından elde edilen bu desteği, bu hayvanlara alerjisi olanlar ve mide sorunu bulunanların dikkatli kullanmaları gerekir. Glukozamin içeren desteklere çoğu kez “kondroitin” de katılmaktadır. Kondroitin eklem kıkırdağında doğal olarak bulunan bir maddedir ve kıkırdağa esneklik kazandırıp onu yıkıcı ve yıpratıcı etkilerinden koruduğu düşünülmektedir. Önerilen dozu günde 2 kez toplam 1 200 mg dir. Her iki desteği de doktorunuz önermedikçe kullanmamalısınız. Size yararlı olup olmayacağını doktorunuzla konuşmalısınız.
OKUR SORUSU
DOĞAL EKLEM DESTEKLERİ HANGİLERİ?
- Omega-3 kapsülleri: Eklem kayganlığını arttırabildikleri için tavsiye ediliyor.
- Kurkumin (zerdeçal) hapları: Eklemlerdeki yangısal süreçleri baskıladıkları için öneriliyor.
- Boswelia özleri: Eklem içini döşeyen iç kaygan yapıdaki (sinovya) iltihabi gelişmeleri hafifletebiliyor.
- MSM: Bu da glukozamin gibi kıkırdak yapılanmasını destekleyen bir doğal ürün ancak etkisi oldukça sınırlı.
27.09.2016