HER NODÜL KANSERLEŞMEZ

Tiroid nodülleri sık sık karşılaştığımız tiroid problemlerinden biridir. Bir kısmı tamamen iyi huylu, bazıları da şimdi ya da daha sonradan kanserleşme ihtimali taşıdıklarından “sizde tiroid nodülü var!” cümlesini doktorundan duyan herkes haklı olarak az ya da çok korkuya kapılır ama bence korkmayın. Korkmayın çünkü “her nodül kanserleşmez!” Bu “iyi haber”i lütfen “tiroid nodüllerini ciddiye almayın!” şeklinde de değerlendirmeyin. Çünkü bazı nodüller gerçekten de kansere dönüşebiliyor, bazıları da otonomi kazanıp “hipertiroidi” tablolarına sebep olabiliyor. isterseniz nodül konusunu biraz daha açalım, sizi “nodül-tiroid kanseri” konusunda azıcık daha bilgilendirelim…

 

Tiroid nodüllerinin çoğu içleri sıvı dolu “kistik nodüller”dir.  Tamamı sıvı ile dolu olan kistler genellikle iyi huyludur, kanserleşme olasılıkları azdır.  Bazı kistlerde ise katı içerikler, kireçlenmeler ve farklı yapılar bulunabilir.  Bu kistlerde kanserleşme veya kanser olma olasılığı daha fazladır.  Tamamı tiroid hücrelerinden oluşan ve içi tiroid salgısı ile dolu olan iyi huylu tiroid nodüllerinde (Foliküler ve Kolloid adenomlar) kanserleşme olasılığı pek yoktur.  Bazı nodüller ise iyot eksikliği nedeniyle tiroid bezinin büyümesi yani guatr oluşumu sürecinde oluşur. Tiroid nodüllerinin çok az bir kısmında sebep tiroid kanserleridir.  Özellikle yirmi yaşından küçüklerde, altmış yaşından büyüklerde, erkeklerde, kişisel sağlık öyküsünde baş ve boyun bölgesine radyasyon tedavisi uygulananlarda kanser olasılığı daha fazladır.  Bir nodül ne kadar sert, hareketsiz ve büyükse kanser olasılığı o kadar artar.  Boyunda bir şişlik varsa ve bu şişlik nefes alma veya yutma güçlüğüne yol açıyorsa, sinirlilik, uyku problemleri, çarpıntı, kilo alma veya verme, ellerde titreme, kas zayıflaması gibi belirtilerle beraberse beklemeden doktora başvurulmalıdır.

 

BİR UYARI

 

YEMEZSENİZ KİLO ALIRSINIZ!

 

Kilo vermek amacı ile aç kalıyor veya sık sık öğün atlıyorsanız ciddi bir yanlış içindesiniz. Kendini açlığa mahkûm ederek hatta “şok diyetler” ya da “ölüm oruçları” gibi saçmalıklar yaparak kilo verenler tabiî ki vardır. Ama bunlar ne sağlıklarını ne de uzun dönemde yeni kilolarını asla koruyamazlar. Tıp kitapları sağlıksız, dengesiz, açlığa dayalı zayıflama rejimlerinin ciddi sağlık problemlerine neden olduğunu yaşam süresini kısalttığını gösteren yazılarla, hasta raporları ve hikayeleri ile doludur. Aç kalarak değil, doğru şeylerle doğru miktarlarda beslenerek ve “hareketsizlik” sorununuzu çözerek kilo vermeyi deneyin…

 

 

 

BİR BİLGİ

 

KARIN AĞRINIZ DUYGUSAL OLABİLİR

 

Mükemmeliyetçi, detaycı, duygularını dışa vurum kabiliyeti sınırlı ya da fazlaca alıngan biri iseniz bundan bazen yemek borunuz, mideniz, bazen de bağırsaklarınız etkilenebilir. Bu etki hazım borusundaki kasların kasılması sonucu oluşan ağrılar, fonksiyonel bozukluklar (şişkinlik, gaz, ekşime, yanma, ağrı, bulantı, geğirme), midenin asid salgılama yeteneklerinde değişmeler sonucu meydana gelen problemler (ülser, gastrit) ya da bunların hepsinin karışımı şeklinde olabilir. Dış stresler kadar iç dünyanızda olup bitenler, duygu durum bozukluklarınız, düşünsel karmaşalarınız, özellikle de “beyin-hazım borusu” arasındaki “kırmızı telefon”u harekete geçirerek farklı bazı sorunları tetikleyebilir. Özetle sindirim sisteminiz iç dünyanızdaki duygusal yaşamınızdaki değişimlere ve çatışmalara çok hassastır.  Bir “beyin-yemek borusu”, “beyin-mide” ve “beyin-barsak” iletişim hattı hep vardır. İç dünyanızda meydana gelen çatışmaların, ruhsal karmaşaların, korku ve heyecanların, kısacası sevinçli ya da hüzünlü tüm algıların hazım borunuzu derinden etkilemesi bundandır.

 

YANLIŞ BİLGİ

 

SİGARAYI BIRAKIRSAM ŞİŞMANLARIM!

 

Sigara içenlerin önemli bahanelerinden biri de “sigarayı bıraktıklarında kilo alacakları” korkusudur.  Doğrudur, sigarayı bıraktıktan sonra eğer yenilen içilenlere dikkat edilmezse birkaç kilo alınabilir ama bunun nedeni sigarayı bırakınca iştahınızın açılması, sürekli bir şeyler atıştırmanız veya yemek arzunuzun fazlalaşması değildir. Sigarada bulunan “nikotin” metabolizmayı hızlandıran bir maddedir. Kanınızda nikotin azaldıkça metabolizmanız yavaşlayacak, eğer biraz hareket etmez, yiyip içtiklerinizi kontrol altına almazsanız kilo alacaksınız demektir. Araştırmalar sigarayı bırakanların aynı bedensel aktiviteyi gösterdikleri ve aynı miktarda kalori tükettiklerinde bile birkaç kilo alabildiklerini gösteriyor. Eğer böyle bir sorun yaşamak istemiyorsanız  sigarayı bırakınca eş zamanlı olarak her gün 100 kalori eksik tüketmeniz (sadece 2 dilim ekmek) ve 100 kalori fazla harcamanız (15 dakikalık sıkı bir yürüyüş) sorunu çözecektir. Üstelik bu iki yararlı alışkanlık sigara gibi sağlığınızı kötü yönde etkilemek bir yana iyi de gelecektir. Eğer bu zahmetlere katlanamayacaksanız bile sigarayı hemen bırakın. Birkaç kilonun vereceği zarar sigaranın vereceği zararla kıyaslanmayacak kadar azdır.

 

BİR UYARI

 

İDRAR KAÇIRMA GİZLENMEMELİ

 

Öksürük, aksırık, gülme veya hapşırmayla idrar kaçırmaktan veya sık sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, tuvalete yetişememe gibi sorunlardan yakınıyorsanız bu belirtilerin tıbbi bir yardım gerektirdiğini unutmayın.  İdrar kaçırma probleminin pek çok nedeni var.  Bunlardan bazıları önemli ve kalıcı, bazıları ise önemsiz, geçici sağlık sorunlarıdır.  Sadece aşırı kilosu nedeniyle ya da müzmin kabızlığı veya kronik öksürüğü nedeniyle bu problemi yaşayanlar var.  Aynı problem rahim veya idrar torbası hastalıklarından, geçirilmiş ameliyatlardan, menopoz sonrasında gelişen değişikliklerden de kaynaklanabiliyor. 

 

Bu sorunu yaşayan kadınların ortak bir özellikleri var.  Çoğu problemini gizliyor.  Bir süre sonra ruhsal açıdan zorlanmaya başlıyor, depresyona giriyor.  Depresyon tedavisi gören hastaların çoğunda temel sorun idrar kaçırma olabiliyor.  Oysa bu problem çoğu kez çözümü mümkün ve kolay sağlık sorunlarından kaynaklanıyor.  Ortalama her beş kadından birinin derdi olduğu belirtilen bu problemi yaşayan kadınların sorunu gizlemek yerine çözüm aramaları gerekiyor.

 

 

 


23.07.2014