ŞEKER HASTALIĞINI ÖNLEYEN DİYET

Şeker hastalığının iki farklı tipi var. “Tip 1 diyabet” olarak bilineni insülin hormonunun mutlak yetersizliği halinde ortaya çıkıyor. Daha sık ve yaygın olan “tip2 diyabet” ve/veya “orta yaş diyabeti” olarak biliniyor (aslında erişkin/orta yaş diyabeti olarak bilinse de tip2 diyabetin obez çocuklarda daha 10-12 yaşlarında ortaya çıkması mümkün).
Beslenme

Tip2 diyabette insülinin mutlak yokluğundan ziyade etkisizliği söz konusu. Hatta bazı hastalar başlangıçta ciddi bir insülin fazlalığı ile karşı karşıya kalıyor. Pankreasın aşırı insülin imal ettiği bu “erken dönem” daha çok göbeklenme, karaciğer yağlanması, hipoglisemi atakları ile kendini gösteriyor. Bu dönemde açlık şekeri ya normal ya da 95-110 aralığında bulunuyor. Tokluk şekeri yükselmesi ile daha sık karşılaşılıyor.

ERKEN TEŞHİS ÇOK ÖNEMLİ

İşte bu dönem çok önemli. Çünkü bu dönemin sorumlusu pankreasın aşırı miktarda insülin üretmesi ama buna hücrelerin yanıt vermemesi yani insülin direncidir. Gizli diyabet veya latent diyabet olarak da bilinen bu dönemde eğer beslenme yanlışları giderilir fazla kilolar verilip aktivite üzerinde yoğunlaşırsanız şeker hastalığını önlemeniz mümkündür.

Son yıllarda karşı karşıya olduğumuz bu diyabet patlamasının nedeni tip1, yani çocukluk çağı diyabetinden çok tip2 diyabete yakalanan hastalarının artmasıdır. Bu patlamayı önlemenin yolu da her şeyden önce insülin direncini tedavi etmekten geçiyor.

Birçok çalışma (Harvard üniversitesi çalışması bunların en önemlisidir) yanlış beslenme özellikle uzun süre glisemik yükü fazla yiyecekler ile beslenmenin önce insülin direnci daha sonra da tip2 diyabete yakalanma ihtimalini arttırdığını gösterdi. Bu hastaların çoğunda hastalığa yakalanmadan önceki dönemde insülin direncinin ortaya çıktığı HbA1c değerlerinin arttığı (%6mg ve üstüne çıktığı) özellikle tokluk şekeri yükselmelerinin yaşandığı ayrıca reaktif hipoglisemi ataklarının sıklaşıp göbeklenmenin yaygınlaştığı gösterildi.

BESLENME TARZI BELİRLEYİCİ

İşte bu nedenle özelikle orta ve ileri yaşlarda karşılaşılan diyabet hastalarının sayısını azaltmak istiyorsak işe beslenme konusundan başlamamız beslenme yanlışlarımızı bırakmamız gerekiyor.

Bir kez daha hatırlatalım: İnsülin kandaki şekeri hücrelere –enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere- sokan hormondur. Yokluğu da çokluğu da sorun yaratır. İnsülinin çokluğu yani pankreastan salgılanan insülin hormonunu kanda aşırı düzeylerde birikmesi insülin direncine yol açar. Bu direnç yanlış beslenme alışkanlıkları sürdükçe kilo sorunu belirginleştikçe –özellikle yağlar göbek karın kalça ve bel bölgesinde biriktikçe- artar. Bu durumu önlemenin kanda artan insülin seviyelerini azaltmanın yolu fazla kiloları vermekten beslenme yanlışlarını düzeltip aktiviteyi arttırarak kaslardaki insülin direncini hafifletmekten geçiyor. Kısacası doğru beslenmek dengeli beslenmek akıllı beslenmek şeker hastalığını önleyebiliyor. Bu konuda yapacağınız temel değişimleri yandaki kutuda bulacaksınız.

ŞEKER HASTALIĞINI ÖNLEYEN BESLENME ALIŞKANLIKLARI

Karbonhidrat grubu yiyecekleri aşırı tüketmeyin. Bir öğünde çok fazla miktarda karbonhidrat yüklü besinleri yiyip içmeyin.

Nişastalı gıdaları iyice azaltın ya da yemeyin. Beyaz pirinç pilavından uzak durun.

Kepekli pirinç bulabilirseniz onu kullanın. Bulgurun pirinçten daha iyi bir alternatif olduğunu unutmayın.


Kuru baklagilleri daha sık yiyin. Fasulye nohut mercimek sizi şekerden koruyacaktır.


Konsantre meyve sularından gazoz ve kolalı içeceklerden uzak durun. Özellikle fruktoz şurubu eklenmiş içecekleri mutfağınıza sokmayın. Bu içecekler yerine suyu ayranı tercih edin.


Yağ tercihinizi zeytinyağından yana kullanın.


Süt ve süt ürünlerini özellikle yoğurdu sofranızda daha sık bulundurun.


Sebze meyve tüketiminizi arttırın. Yemeklerinizi buharda, fırında ya da ızgarada pişirmeyi tercih edin. Fırsat buldukça taze ve renkli sebze ve meyveleri yiyin.


Daha sık balık yiyin ve/veya omega-3 desteği kullanın.


D vitamininden zengin bir beslenme planı oluşturun.


Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durun. Tatlı, unlu yiyeceklere daha az yer verin.

Tarçından daha sık faydalanın.


Öğünlerinizde salataya daha sık yer verin.


Fast food yiyeceklerden, özellikle fast food dükkânlarındaki tatlılar, dondurmalar, şekerlemeler ve kızartmalardan uzak durun.


Sık ve az yiyin.


Akşam yemeğinizi erken yiyin.


Alkol tüketiminize dikkat edin. Mümkünse alkol kullanmayın.
 


09.12.2015

İlgili Yazılar