KİLOYU KORUMAK…

Vücudunuzun yaşam biçiminize adaptasyonu kusursuzdur. Yediğiniz her şey, yaptığınız her egzersiz vücudunuza yansır. Her gün hamburger, pizza, cips yiyerek, gün boyu uzanıp televizyon seyrederek asla sağlıklı ve ideal kiloda kalamazsınız.
Metabolizma Beslenme Sağlığınız

 

 

aşam biçiminizdeki değişiklikler vücudunuza da yansır. Tabiî ki bu değişimlerde genetik yapınız ve ırksal özellikleriniz de rol oynar. Kilonuzu ideal sınırlar içinde tutmak, kilo vermek ve almamak için mutlaka doğru şeyler yapmalısınız.  

Kilo verme ve alma sorununu çözmekte öncelikli ve doğru yol ideal kiloda kalmayı engelleyen üç sabotajcının bilinmesi ve yok edilmesidir.

HAREKET EDİN!

Hareketsizlik birinci sabotajcıdır. Tekerleğin icadı ve petrolün keşfi hareketsiz yaşam tarzının ve  “şişmanlığın” temel nedenleridir.

İnsan bedeni besin bulmak, besin üretmek, elde ettiği besini evine taşımak üzere planlanmıştır. Tekerleğin bulunması şişmanlığa çıkarılan birinci davetiye olmuştur. Tekerlek yürümeyi ikinci plana itmiş, hareketi azaltmıştır. Besinlere ulaşmayı ve besinlerin tüketim alanlarına naklini kolaylaştırmıştır. Ayakta durmak ve yürümek, koşmak kısacası hareket etmek üzere dizayn edilen insan bedenini hareketsizliğe iten birinci öğenin, tekerleğin bulunuşu olduğu söylenebilir.

Modern insan bir günü nasıl yaşamaktadır? Evinden garajına asansörle iner, otomobiline binip garaj kapısını otomobilin içinden uzaktan kumandayla açar, işyerinin altındaki garaja otomobilini park edip asansörle çalışma ofisine ulaşır.

Öğle yemeğini ofiste besin değeri düşük, kalori değeri yüksek fast food gıdalar atıştırarak geçiştirir. Masasına ve ofisine yapışmış bu insan tipi günün sonunda da aynı şekilde evine döner. Mikrodalga fırında ısıttığı ikinci fast food öğününü yer yemez kanepeye uzanıp kitabını okur, televizyon seyreder ya da bilgisayarının başına oturup çalışır. Sonra da uykuya çekilir!

Dedenizin bir günü nasıl yaşadığını hiç düşündünüz mü? Muhakkak ki asansörlü bir evde oturmuyordu, garaj kapısı otomatik değildi, fast food yiyeceklerden haberi bile yoktu.

Öğlenleri dışarıda bir şeyler yer, birkaç yüz metre yürürdü. İnternetten yiyecek içecek ısmarlama olanağı olmadığından alışveriş için iş dönüşü birkaç sokak sonraki bakkala uğrar, yiyecekleri elinde yürüyerek evine dönerdi.

Bugünün insanı sadece bir telefon tuşu ya da internet yoluyla 2 500 kalorilik bir pizza, 500 kalorilik bir dondurma ve 250 kalorilik büyük boy kola siparişini bir çırpıda verebiliyor. Buna karşılık günde 30-40 dakika yürüyerek 150-200 kalori harcama konusunda inanılmaz ölçüde duyarsız ve tembel. Oysa fazla kiloları yüklenmemek ve onlardan kurtulmak için bütün yapacağı şey sadece biraz az yemek ve biraz hareketlenmek.

SİZ DE MUTSUZ BİR “KRONİK DİYETÇİ” OLMAYIN

“Kilo kaybedemiyorum” diye üzülen hastaların yaptıkları en önemli yanlış beslenme hatalarıdır.  Kilo kaybı için uzun süre aç kalan, düzensiz yemek yiyen, besin dengelerini bozan diyetlerle metabolizmasını alt üst eden, bütün gün aç kalıp akşam saatlerinde sürekli buzdolabını ziyaret eden -hatta bu ziyaretlerini gece tatlı uykusunu bölerek sürdüren-, kilo vermeye çalışmasına rağmen hala karbonhidratı fazla, şekerden zengin,  besin yükü fazla besinler tüketerek, kafeinli içecekler ve diyet ürünlerle hipoglisemi nöbetlerini tetikleyen pek çok müzmin diyetçi (!) tanıdım.   Her şeyi bildiklerini ve her yolu denediklerini ama kilo kaybını bir türlü beceremediklerini anlatırken bile ümitsiz ve yorgundular.  Üzülerek belirtelim ki kronik diyetçilerin üretiminde onlar kadar yanlış diyet programlarının, ticari diyet merkezlerinin, kuşkulu diyet ürünlerinin,  tehlikeli, zararlı ve etkisiz diyet haplarının ve bu işi sadece kazanç amacıyla yapan sözde uzmanlarında rolü var.

AŞIRI  TİTİZ OLMAYIN

Dost sohbetinde ikram edilen bir kurabiyeden aldığınız 100-150 kalori, dayanamayıp içtiğiniz soğuk bir bardak meyve suyundan kazandığınız 150-170 kalori, akşam sofrasında canınızın çektiği bir bardak rakı ya da viskiden aldığınız 150-200, şaraptan aldığınız 70-80 kalori sizi hep sabote edecektir. Arzu ettiğiniz bu besine karşı kendini aşırı derecede sınırlayanlar  bir süre sonra dayanamayacaklardır. Araştırmalar yeme-içme konusunda aşırı titiz olanlarda obezitenin daha sık görüldüğünü, kilo kaybı çabalarının çoğu kez başarısızlıkla sonuçlandığını göstermektedir. Esnek bir strateji uygulayanlar daha başarılı olurlar. Bu kişiler bugün olması gerekenden fazla besin tüketirlerse, yarın daha az yerler. Bugün tembellik yapmışlarsa, yarın yarım saat  fazla yürürler.

DİYETİNİZİ GÖZDEN GEÇİRİN!

Gereğinden fazla kalori tüketimi ideal kilonun ikinci sabotajcısıdır.

Diyet yapmayı eğer aç kalmak olarak algılarsanız yanılırsınız. Aç kalarak kilo kaybedebilirsiniz. Ama açlık nedeniyle kasları deforme, zayıf görünümlü ve sağlıksız bir bedene sahip olursunuz. Böyle bir diyet size sürekli yiyecekler düşünen, seks gücü zayıflamış, deforme ve yorgun bir beden; sinirli, mutsuz, gergin ve agresif bir ruh hali kazandırmaktan başka yarar (!) sağlamaz.

Oysa kilo kaybını sağlığınızı riske atmadan da sağlayabilirsiniz. Bir gün boyunca almanız gereken kaloriyi, kilonuzu 2’yle çarpıp elde ettiğiniz rakamı 10’la tekrar çarpıp bulabilirsiniz. 75 kg iseniz bir günde almanız gereken toplam temel enerji 1 500 kalori kadardır. Basit bir ifadeyle, bedeninizi sağlıklı ve fonksiyonel tutmak için aldığınız toplam günlük enerji 1 500 kaloriden aşağı olmamalıdır.

Kilo verme programlarında, olabildiğince bu temel kalori ihtiyacından pek taviz vermeden, egzersizi artırarak kalori harcamanızı yüksek tutmalısınız. Daha az değil optimal kaloriyi alarak ama daha çok hareket edip daha çok kalori yakarak yürüteceğiniz bir zayıflama programı size şunları sağlar:

• Diyet yaparken kendi bilgilerinizi kullanır, sürekli kontrollü davranmanın oluşturacağı zorlanma hissine kapılmazsınız.

• Dengeli beslenmeden taviz vermezsiniz.

• Yemek yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekmez.

Unutmayın! Sadece kalori hesabına dayalı diyetler her zaman başarılı değildir. Kaloriler asla başarılı kilo verme öykülerinin tümünü oluşturmazlar.

YANLIŞ DAVRANIŞLARINIZI DEĞİŞTİRİN!

Yeme davranışları bozukluğu kilo yönetimi çabalarının üçüncü sabotajcısıdır. Yeme bozukluğu davranışlarınızı düzeltmediğiniz, düzenli ve dengeli beslenmeyi, sürekli aktivite ile egzersizi yaşamınıza yerleştirmediğiniz sürece kilonuzu yönetmeniz sadece bir hayaldir.

 


14.07.2015

İlgili Yazılar